Demokratik bir turkiye iCin katliamlarla yuzlesilmeli


sayfa1/7
o.ogren-sen.com > Doğru > Evraklar
  1   2   3   4   5   6   7
Lutfen dikkat!...

En asagidaki 8. Bolum Kent HABERLERi basligi altinda yer alan gazete haber kupurlerini acamiyorsaniz...

Asagidaki yolu izlemenizi oneririz.

Soyle ki, bilgisayariniz internete bagliyken; fare/mausunuzun imlecini(ok seklindeki ) acmak istediginiz haber satirinin uzerine getirin ve sonra

bir elinizle "Ctrl" tusuna basarken, fare/mausunuzun “sol tusunu” tikladiginizda, haber kupuru internet uzerinden acilir...
 
21 ARALIK 2012 CUMA

SESi DUYULMADIGI iCiN FARK EDiLMEYEN, FARK EDiLMEDiGi iCiN GOZDEN KACAN

Kent DUYURULARI ve Kent HABERLERi

KENDiNE ve KENTiNE DUYARLI, 67.080 KiSi VE KURUMUN BiLGiSiNE GONDERiLMEKTEDiR.

 

 

 

1. Bolum- Kent DUYURULARI

 

 
DEMOKRATiK BiR TURKiYE iCiN KATLiAMLARLA YUZLESiLMELi,

MARAS DOSYASI YENiDEN ACILARAK GERCEK SORUMLULAR YARGILANMALIDIR!

Gecmiste yasanan acilar kapatilarak, unutturmaya calisilarak ve insanlik suclarinin protesto edilmesi engellenerek “toplumsal baris” saglanamaz!

Turkiye siyasi tarihi kitlesel kiyim ve katliamlarla doludur. 1978 yilinda Kahramanmaras’ta yasananlar, tipki Corum’da, Sivas’ta, Malatya’da devlet destekli irkci/gerici saldirilar ve bizzat “devlet” tarafindan yonlendirilen 1 Mayis 77 Taksim, Gazi ve Umraniye mahalleleri ve son olarak da Roboski’de yasananlar gibi, yakin tarihimizin en korkunc katliamlarindan biridir. Mezhep ayriligi koruklenerek baslatilan ve gunlerce suren Maras Katliami’nda ‘resmi’ rakamlara gore 111 kisi hayatini kaybetmistir. Binlerce kisi yaralanmis, yuzlerce ev ve isyeri yakilmistir.

Bugun bu katliamlarin ardindaki gercekler ortaya cikartilmadigi gibi, kimisinde hicbir sorusturma ve yargilama yapilmamis, digerlerinde de gostermelik yapilan yargilamalar sonucunda yine gostermelik hapis cezalarinin ardindan “saniklar” ya afla serbest birakilmislar ya da davalar zamanasimina ugratilmistir. Ve gecmiste ulkemizin aydinlik gelecegini karartan butun tertipcilerin cezalandirilmalari soyle dursun, “kahraman” ilan edildiklerine, makamlar ve payeler verilerek mevkilerinin yukseltildigine icimiz yanarak taniklik ediyoruz.

Hatta yasanan bunca acilarla adeta alay edilircesine, Maras Katliami’nin “1 Numarali Sanigi” olarak yargilanan Okkes Kenger (Sendiller) Meclis Insan Haklari Inceleme Komisyonu uyeligine getirilmis, bizzat Basbakan Sivas Katliami Davasi’nin zamanasimina ugramasini sevincle karsilayarak “Hayirli olsun” demis ve cesitli katliam ve suikastlardan yargilanan katiller “3. Yargi Paketi”ne eklenen ozel yasa maddeleriyle serbest birakilmislardir.

Kendinden olmayana, farkli olana, “oteki” sayilana karsi tam bir tahammulsuzluk ve yoketme histerileriyle dolu olan bu irkci/gerici olusumlarin tek “cikarmasi” olmadi Maras. 80 oncesi yine Sivas, Corum ve Malatya’da yuzlerce insanimiz, kadin, cocuk denilmeden vahsice katledildiler.

Devletin “derinlerinden” uretilen politikalarla birlestirilen irkci-gericiligin tek hedefi kuskusuz Aleviler degildi. Gecmise baktigimizda, 12 Eylul’e giden yolda Turkiye, fasizmin ve gericiligin yogun bir saldirisiyla karsi karsiya kaldi. Butun ilerici, demokrat, devrimci insanlara, aydinlara, gazetecilere, iscilere, ogrencilere, ogretim uyelerine karsi cinayet ve katliamlar duzenlendi, sayisiz insan olduruldu, binlercesi yaralandi, sakat birakildi.

Yapilan bu katliamlar, gelisen toplumsal muhalefetin engellenmesine yonelik olarak planlandigi kadar, devletin ekonomik ve siyasi politikalarinin sorunsuzca uygulamaya konulmasinin da isaretlerindendir. Ekonomik krizin yukunun emekci halkin uzerine yikilmasi icin gundeme getirilen ve sinirsiz bir somuru anlamina gelen 24 Ocak Kararlari’yla uygulanan ekonomik politikalara karsi olusmasi muhtemel muhalefet hareketleri sinirsiz bir fasist teror uygulanarak "zapt-u rapt" altina alinmaya calisilmistir. Ve ardindan gelen 12 Eylul fasist darbesiyle de, mevcut somuru duzeninin “onarilmasi” hedeflenmistir.

Turkiye’de yoksul halk kitlelerinin, emekcilerin, isci sinifinin geleceginin teminati olan solun gelisiminin bastirilmasi, sindirilmesi ve yokedilmeye calisilmasi politikalarindan bagimsiz tutmuyoruz Maras Kiyimi’ni!

Maras Katliami hala toplumun vicdaninda kanayan bir yara olarak duruyor! Gecmiste yasanan acilar kapatilarak, unutturmaya calisilarak veya insanlik suclarinin protesto edilmesi engellenerek “toplumsal baris” saglanamaz!

Maras Katliami’nda somutlanan insanlik sucunu protesto etmek icin Kahramanmaras’ta duzenlenen etkinligin bu yil da yasaklanmasini protesto ediyor, mitingin yapilmasina engel olunmamasini istiyoruz.

Katliamin perde arkasi karanliktan cikartilmali ve gercek sorumlularinin yargilanmasi icin dosya yeniden acilmalidir.

TTB - KESK - DiSK - TMMOB
UNUTMAYALIM - UNUTTURMAYALIM!...

MARAS KATLiAMI / 19-24 ARALIK 1978 (BELGESEL FOTOGRAFLARLA)

http://www.psakd.org/maras_katliami.html

Maras Katliami iki solcunun oldurulmesiyle basladi. Katliam 23 ve 24 Aralik 1978'de gerceklestirildi. Katliamin hazirlik sureci 8 ay oncesine kadar gitmektedir.

MHP Genel Baskani Alparslan Turkes'in cesitli donemlerdeki konusmalari ve MHP'nin Maras'taki etkinlikleri katliama ornek delillerdir. Katliamdan bir hafta once, Alevilerin ve solcularin cogunluk olarak yasadiklari semt ve mahallelerde gorevli olduklarini ifade eden bazi kisilerin "tuhaf" bir nufus sayimi yaptiklarini soyleyerek evleri dolasarak, evlerde kac kisinin yasadigi gibi sorular sorarak ve evlere yeni numaralar vereceklerini soyleyerek kapilari kirmizi boya ile isaretlemislerdir. Bazi belgelerde ise PTT gorevlileri olduklarini soyleyen kisiler, mektuplarin kaybolmasini engellemek icin bir calisma yaptiklarini soylemek suretiyle kapilara boyayla isaretler koymuslardir. Bu isaretlemelerin amaci, Alevi ve Solcu evlerini belirlemek ve kendi yandaslarina zarar vermemektir.

Cicek Sinemasi Olayi:

Ulkucu Genclik Dernegi tarafindan getirilen "Gunes Ne zaman Dogacak" adli film 16 Aralik 1978'de Cicek Sinemasi'nda gosterime sokulur. 19 Aralik Gunu 20.00 seansinin sonuna dogru tesiri az bir patlayicinin patlamasiyla bir tahrik baslar. Salonda film sirasinda sIk sIk "Musluman Turkiye" "Milliyetci Turkiye" “Koministler Moskova'ya”, "Basbug Turkes" gibi sloganlar atilir. Filmi izleyenler arasinda bulunan bir grup Ulku Ocagi mensubu, "Bunu solcular atti" yollu soylemleriyle diger izleyicileri de tahrik etmek suretiyle PTT ve CHP binalarina slaganlar atarak yonelmis ve saldirilarda bulunmuslardir.

Polisin olaya el koyarak, olayin ulkuculer tarafindan gerceklestirildigini ispatlamasi sonucu bazi kisiler gozaltina alinir. Patlamanin arkasindaki kisinin Okkes Kenger oldugu anlasilir.

20 Aralik'ta aksam saatlerinde "Alevi ve Solcularin cogunlukla gittigi Yeni Mahalle'de bulunan Akin Kiraathanesi'ne patlayici madde atilir ve iki kisi yaralanir. Sonraki aksam bir baska patlamada sag goruslu Gungor Gencay adli birisinin evine atilir. Ayni aksam (21 Aralik 1978) Maras Meslek Lisesi ogretmenlerinden Haci Colak ve Mustafa Yuzbasioglu okuldan evlerine giderken silahli saldiriya ugrarlar. Solcu olarak bilinen ogretmenlerden Haci Colak olay yerinde yasamini yitirirken Mustafa Yuzbasioglu'da hastaneye goturulmesine ragmen kurtarilamaz. "solcu" ogretmenlerin cenazeleri once Maras Lisesi onunde, ardindan da besbin kisinin katildigi kortej halinde Ulu Cami'ye dogru yola cikar. Bu arada fasist ve sagci gruplar cenaze torenine saldirmak icin geceden cevre il, ilce ve koylerden adam getirmek icin "Koministler, Aleviler Cuma namazinda camileri bombalayacaklar, Musluman kardeslerimizi katledecekler. Bunun hazirligini yapiyorlar. Musluman kardeslerimizi katliamdan korumak icin toplanalim ” yollu cagri propagandalarda bulunurlar. Ote yandan Maras Muftusu de resmi araclarla kenti dolasarak Sunni halki kiskirtmistir.

Devlet Hastanesi Bashekimi'nin, Cumhuriyet Savcisi'nin zorlamasina ragmen cenazeleri Cuma namazinin bitimine denk getirmesi, islemleri geciktirmesi baska bir soru isaretidir.

Cenaze kortejinin camiye dogru giderken polis ve askerler pankartlara kadar her seyi toplarlar. Cenazeler camiye yaklastiginda toplanan saldirganlar "Komunistler Moskova'ya, Katil Iktidar" sloganlariyla saldiriya gecerler. Uzerlerinde bulunan tas, sopa, kiremit parcalari ve patlayici maddelerle korteje saldirmalarinin ardindan polisin gruplarin arasindan cekilmesi ve jandarmanin yetersiz olmasiyla cenaze korteji dagilir ve cenazeler sahipsiz kalir. Cenazeler askerler tarafindan Devlet Hastanesi morguna kaldirilir.

Gruplar halinde kent icine yayilarak Aleviler’in yogun olarak bulundugu mahallelere saldiran fasistler onlerine cikanlari dovmeye, ev ve isyerlerini tahrip etmeye baslamislardir. DISK, TOB-DER, Pol-DER, CHP, TIKP, Tekstil Sendikasi ve Saglik Mudurlugu binalari yikilip yakilir, av tufegi satan dukkanlari talan ederek silahlari alirlar. Sokak aralarindaki catismalarda uc saldirgan hayatini kaybeder. Gec saatlere kadar suren catismalar, askerler tarafindan denetim altina alinir. Bu arada 100'e yakin isyeri tahrip edilmistir, yikilmistir.

Alevi ve Solculara Yonelik Toplu Katliamlar:

Fasist gruplar, cenaze toreninden sonra nasil bir saldiri plani hazirlayacaklarini ve saldiri icin kullanacaklari sopa, demir cubuklari, kazma, kurek, benzin ve gaz gibi malzemeleri temin ederek belli evlerde saklamaya hazirlaniyorlardi.

23 Aralik gunu yapilmasi planlanan saldirida halkin da yer almasi icin camilerde ve belediye hoparlorunden, "Dunku olaylarda komunist ve Aleviler tarafindan sehit edilen uc din kardesimizin cenazesi kalkacaktir. Butun din kardeslerimiz buna katilsinlar, son gorevlerini yapsinlar" yonlu cagrilar ve duyurular yapilmaya baslanir.

Aleviler’in yasadigi mahallelerde otomatik silahlarla saldirilar baslarken, bir yandan da isaretlenen evlere benzinli gazli, yanici maddeler atilmaya baslanir. Ardindan evlere girilerek kadin, cocuk demeden linc, tecavuz ve iskenceler baslar.

Polisin ve askerlerin bir haftadir baslayan ve son gunlerde yogunlasan hazirliklara yeterince onlem almamalari veya genel gecer onlemler alarak hareket etmesi saldirganlarin kentte istedikleri gibi hareket ederek Maras'i ele gecirmelerine neden olur.

Katliami gerceklestirenler, kadinlara tecavuz ederler, hamile kadinlarin karinlarini deserler, kundaktaki cocuklari bagazlarlar, kursun sIktilar, oldurdukleri kadinlara tecavuz ederler, kadinlarin memelerini keserler. Cocuklari gozlerinden sislerler, insanlari baltalarla saldirip oldururler.

Saldirganlarin "Aleviler, diger mahallelerde Musluman kardeslerimizi, ”kadinlarimizi katlediyorlar, Camileri atese veriyorlar" bicimindeki propagandalari yuzunden daha once tarafsiz kalan bircok Sunni kokenli vatandaslarimiz da olaylara katilmaya baslamislardir. Bu saldirilarda Isadivanli ve Durak Mahallelerinde bulunan cami imamlari da propaganda ve saldirilarda yer alirlar. Mahalle muhtari olaylara katilmayanlari zorlayarak silah, patlayici ve yanici maddeler toplar. Belediye araclari saldiri sirasinda muhimmat ve silahlar tasir mahallelere. Saldirganlar isaretli evlerin yaninda YSE binasi, Saglik Ocagi, carsi Karakolu ve Saglik Mudurlugunu, isgal edip yakarlar.

Bir cok mahallede, sokakta, evde, polisler hicbir seye karismazken, askerler son anda saldiriya ugrayanlari kurtarmaya calisirlar.

Askerlerin ellerinden siginanlari alip kursuna dizen saldirganlar, Saglik Ocagindan, Devlet hastanesine getirilenleri kursuna dizmeye, oldurmeye baslarlar.

22 Aralik'ta fasistler tarafindan baslatilan katliam bes gun surmustur. Devletin tum kurumlari, yetkilileri ve guvenlik gucleri durumu kontrol edememislerdir.

Kent disina kacislar coktan baslamisti. Ote yandan aileleri, yakinlari, cocuklari Maras'ta olanlar da kente girmeye calisiyorlardi. Katliamda rahat hareket edenler MHP'li taraftarlardi. Katliamin ganimetini de onlar topluyordu.

Meydanlari kontrol etmeyi basaran saldirganlar "Kahrolsun Komunistler, Musluman Turkiye, Din elden gidiyor, Vali istifa, Icisleri Bakani'nin kellesini isityoruz" sloganlari her yani kaplamisti. Askerlerin tum onlem ve kusatmalarina ragmen fasistler Hukumet konaginda bulunan ve oraya siginanlari katletmek istiyorlardi.

Olaylari, katliami yakindan izleyen ve fasistlerin kellesini istedikleri Icisleri Bakani Irfan Ozaydinli ise, katliamin, solcularin tahrik etmesi sonucu ciktigini soylemekteydi. Ozaydinli bu sirada bir de Turkes'i ziyaret ederek, alinacak onlemleri konusuyordu. Olaylar Turkes'in tam da istedigi gibi gelisiyordu zaten... Turkes "Ulkuculer guvenlik guclerinin yardimcilaridir” derken, hukumette ulkuculeri bu gozle goruyor ve koruyorlardi. Ote yandan askerlerin olaylari onleme cabalarina yanit olarak "komunist asker" sloganlari bile atiyorlardi. Oyleki jandarma Alay Komutanligi'ni bombalama eylemi bile gerceklestirmeye calismislardi.

Saglik Bakani Mete Tan, Turkoglu Ilcesi yakininda ulkuculer tarafindan durdurulur, tas ve silahla beraberindeki konvoya saldirilarda bulunulur. Guvenlik gucleriyle saldirganlar arasinda pazarliklar yapilir. Bakan , ancak bu pazarliktan sonra Maras'a girebilir.

Ayni bicimde Topcam ve Karabiyikli koyu yakinlarinda Adalet Bakani Mehmet Can, Milli Egitim Bakani Necdet Ugur ve Devlet Bakani Salih Yildiz'in da onu kesilir, silahli ve tasli saldirilara ugrarlar.Guvenlik guclerinin mudahalesi saldiriyi engeller, ancak, Bakanlar Maras'a korku icinde girebilmislerdir.

Kentte yanginlar surup, sokaklarda cesetler kokusurken, fasistler ise "Yasasin Basbug Turkes" propagandalariyla sokaklarda dolasiyorlardi.

Maras'a gelmenin otesinde ancak Hukumet Binasi'ndan cikamayan Bakanlar ve Milletvekilleri bir ortak bildiri hazirlayarak baris cagrisinda bulunurlar. Olaylarin bitmesi ve kayiplarin daha da buyumemesi yonunde ifadelere yer verilen bildiride, “Serefli Turk Ordusu'na ve Guvenlik Kuvvetlerine yardimci olunuz, evlerinizde istirahat ediniz” deniyordu. Ayrica Milletvekilleri olaylarin tamamen durmasi icin Maras Muftusu'nunde konusmasini istemelerine ragmen Muftuye ulasmalari mumkun olmaz.

Maras Katliami'ni gerceklestirenler catismalari cevre koylere de tasiriyorlar. Koyluleri "Maras'taki solcular, koministler, Aleviler birleserek camileri bombaliyorlar, mahallelerde Sunni muslumanlarin evlerini tahrip ediyor ve yakiyorlar. Kadinlara-kizlara tecavuz ediyorlar. Alevi koylerinden silahli militanlarini Maras'a getiriyorlar. Biz de Maras'a giris yollarini kontrol edelim. Bir bolumumuz de Maras'ta direnen kardeslerimizin yardimina gidelim" biciminde kiskirtmalarla cevre Sunni koyler de olaylarin icine cekilmislerdir. Bunun sonucunda cevre yollarin giris ve cikislarini kontrol altina alanlar da yolculari sorgulamaya, Alevi olanlara iskence yapmaya, bazilarini da oldurmeye kadar goturmuslerdi isi.

Imamlarin Rolu ve Kini: 22 Aralik gunu Cuma namazinda Baglarbasi Imami Mustafa Yildiz'in soyledikleri olayin dincilerle, fasist ulkuculerin nasil bir araya geldiklerini ve ortak hedeflerini nasil ortusturduklerini gostermektedir. Kara Imam, Cuma vaazinda "Oruc ve namazla haci olunmaz, bir Alevi olduren bes sefer hacca gitmis gibi sevap kazanir" diyor. Halki tahrik etmeye calisan diger fasist ve dinciler ise, "Allah icin Alevileri, gavurlari vurun, evlerini yakin. Solculari oldurun. Polis ve asker durdurursa donun onlari da vurun" diyorlardi.

Maras'ta bu tahrik ve propagandalar, tertipler katliam, yakma yikmalar, 25 Aralik gecesi ancak durdurulabilir. Olaylarda 111 kisi olmus, binin uzerinde insan yaralanmistir. 552 ev ve 289 isyeri yakilip yikilarak tahrip edilmistir. Olaylarin ardindan Alevi nufusunu, yuzde 80'inin Maras'i terk ettigi istatistiklere gecmese de biliniyor.

DEVLETE GIZLI BIR RAPOR

Icisleri Bakani Irfan Ozaydinli, Maras Katliami’nin gun isigina cikartilmasi icin ozel bir ekibi gorevlendirir Ozel ekip ayrintili raporunu Icisleri Bakani’na sunar. Ancak raporun icerigi gizli tutulur. Gundem Dergisi , bu raporu elde etmis, bazi bolumlerini yayinlamistir. Raporun yayinlanan bolumu soyle:

“18.12.1978 gunu, UGD Maras subesi ikinci baskani Mustafa Kanlidere, Okkes Kenger ve ucuncu baskan Mustafa Tecirli’ye “Halki kiskirtmak, tahrik etmek ve isyanini saglamak icin solcularin attigi susu verilmek kaydiyla, tahrip gucu az bir dinamit atilmasini” emretmistir. Atilacak dinamit icin Baskan Mehmet Leblebici ile gorusur ve bir koye gelir, ayni gun birinci baskan Leblebici Ankara’ya hareket eder...

“15 gun oncesinden itibaren, gelecek program olarak “Zeynel ile Veysel” filminin parcasi gosterilmisken ve ayrica yedek olarak sirada iki film daha bulunurken, Adana Maras UGD Subesi’ne gelen iki sahsin getirdigi bu film (‘Gunes Ne Zaman Dogacak’), 16 Aralik’ta aniden gosterime sokulmustur...

“Patlama sesinden sonra ilk kacan Salman Iliksoy’un pesine dusulur. 40 metre sonra yakalanir ve carsi karakoluna goturulur. Bu sirada patlama olayini ve bombayi atani gordugunu ve tanidigini ifade eden Cuma Avci isimli sahis da karakola getirilir... Salman Iliksoy, polis memuru Mahir Guney ve polis memuru Hasan Aydin, ‘Bombayi atani tanirim’ diyen Cuma Avci’nin karsisina cikarilir. Cuma Avci ortada bulunan polis memuru Hasan Aydin’i gostererek, tanidigini bildirir. Emniyet Mudur Yardimcisi Husnu IsIkli’nin ikazi uzerine ikinci kez polis memuru Hasan Aydin’i gostererek tanidigini bildirir. Teshise katilan disari cikartilir. Konu icin zabit tutulmaz. Bu arada tanik Cuma Avci’ya, ‘o polis memuru idi. Suclu o degil. Bombayi atanlar parkali olur. Onlar uzun bot giyerler, sakallidirlar, biyiklarina dikkat ettin mi?’ gibi seyler soylenir. Sonra Salman Iliksoy yine amir odasina teshis icin alinir. Ve tabii Cuma Avci bombayi atan sahsi israrla tanir ve teshis eder. Son olarak, Emniyet Muduru Kamuran Korkmaz’in emriyle ayni karakolun bir baska odasina gecilerek, dosyada bulunan teshis zapti duzenlenir...

“Olaylardan once, Ankara Ili Bahcelievler, Karsiyaka ve Kecioren semtlerinde oturduklari bilinen Huseyin Yildiz, Unal Agaoglu, Haluk Kirci, Mustafa Ozmen, Mustafa Dulger, Remzi Cayir, Mustafa Demir, Bunyamin Adanali, Ahmet Ercument Gedikli, Mustafa Korkmaz ve Ismail Ufuk ile Mehmet Gurses isimli sahislarin Kahramanmaras iline gittikleri ogrenilmistir. Yine Iskenderun Demir Celik Isletmesi’nde Fabrika Stok Kontrol Mudur Muavini olan Hayri Kuscu, Celik-Is Sendikasi yetkililerinden Tuncay Terekli...isimli sahislarin olaylardan once ve olaylar sirasinda Maras’a gittikleri ogrenilmistir.

“19-25 Aralik 1978 tarihleri arasinda Kahramanmaras ili otellerinde kalan kisilerin gunluk kayitlardaki isim listesine gore (..) ayni isme sahip kimi kisilerden, meslekleri bir seferinde terzi, bir seferinde ciftci gibi degisIk kayitlar alinmistir. Bunun disinda raporda, o gunlerde herkesin dikkatini ceken Milli Piyangocularla ilgili ilginc bilgiler vardi. ‘Adiyaman ilinden gelerek Celik Palas Oteli’nde 19-20 Aralik 1978 gunlerinde yatan ve kendilerini Milli Piyangocu olarak taninan 26 degisIk isimli sahislarin Milli Piyango Idaresinden alinan, 26 Ocak 1979 gun ve 013/653 sayili yazilari ve ekinde bulunan belgelerden, ne sabit ne de seyyar bayii olmadiklari anlasilmistir. Yine ekte bulunan 013 sayili yazidan, yalniz 9 ve 31 Aralik gunlerinde cekilis yapildigi anlasilmistir. Kahramanmaras ilinde de yeteri kadar Milli Piyango bayii vardir. Ve 19-22 Aralik gunlerinde cekilis olmayacagina gore, sahte meslek gostererek kalan bu kisilerin, olaylardan haberdar olarak gelmis militanlar olduklari kanisi uyanmaktadir.

“Milli Piyangocularin Kahramanmaras’a dolustugu bu gunlerde bazi evler ve isyerleri uc hilal cizilerek, bazilari ise uzerlerine carpi konularak isaretleniyor, sehirde cesitli yerlerde solcular, Aleviler ve hukumet aleyhine slogan yaziliyordu.

“22 Aralik 1978 gunu Maras’ta olaylar patlak verdiginde iki ayri telefon gorusmesi daha yapilmistir.

“Iskenderun Demir-Celik Isletmesi’nde calisan Alaattin Eryaman isimli sahis, Kahramanmaras Ili 3050 numaradaki sahis ile konusurken, 3050 numaradaki kisinin, ‘Benzinlikte toplandik, mahallelere saldirdik’ dedigi ogrenilmistir.

“Adana ilinden bir sahis, Malatya Ozel Dogu Klinigi Doktoru Muhittin Turgut’u telefonla aramistir. Yapilan bu telefon konusmasi sirasinda, Adana’daki sahis, ‘Kahramanmaras’tan oraya yaralilar gelecek, dikkatli olun’ demistir. Muhittin Turgut, ‘Orasini bana birakin. Malatya olaylarinda bir acik verdim mi ki bunda vereyim. Malatya olaylarinda ne sekilde calistigimi siz de bilirsiniz’ karsiligini vermistir”

Sikiyonetim Askeri Mahkemesi Gerekceli Kararinda katliami planlayip, uygulayanlar olarak MHP, Ulkucu Genclik Dernegi, MISK gibi yasal parti ve orgutlerle ETKO, Kontr-gerilla gibi illegal orgutlerin adi gecer. Bu isimler sanik ifadelerinde, tanik beyanlarinda ve guvenlik gorevlilerinin raporlariyla, basinda cikan haberlerde yer alir.

Yasayanlarin Agzindan Katliam

Meryem Polat: “Bes cocugum, damadim ve kizimin nisanlisi vardi. Evimiz, mahallenin en ucundaydi. Ortalardaki bir eve gittik. Sabahtan baslayip ikindiye kadar butun evleri yaktilar. Bir cocuk kazanda yakildi. Bizim evin de yandigini duydum, cocuklarla gittik, baktik yaniyordu. O sirada bagira bagira 100 kadar kisinin geldigini gorduk. Hemen yanan evin bodrumuna sigindik. Her seyi tekrar talan ettiler. Biz bodrumda suyun icindeydik; ustumuz tahtaydi. Tahtalar yaniyor, ustumuze dusuyordu. Evim kul oldu. Bodrumda sekiz kisiydik, orada oldugumuzu anlamadilar, cikip gittiler. Askerler gelip bizi Ticaret Lisesi’ne goturduler.

Kamil Berk: "23.12.1978 gunu, geceden beri bir seylerin olacaginin kusku ve korkusunu yasiyorduk. Ama yine de, devlet var diye biraz guveniyorduk. Ne bilelim ki,... sabahin ilk saatleriydi, gunes dogmak uzereydi. Mahallenin sokaklarinda sopali, silahli, baltali buyuk bir grup bagirarak yuruyorlardi. Magarali Deresi’ni gecerek Ahmet Tabak’in motorunu yaktilar. Sonra Ahir ‘Dagi’na dogru gittiler. ‘Allahini, peygamberini seven, eli balta, silah, sopa tutan yurusun, Alevileri oldurelim, komunistleri icimizden temizleyelim’ cagrisiyla ve bagirmalariyla mahalle icinde saldiriya gectiler. Bu sirada askerler geldi, saldirganlari asagi dogru indirdiler. Ogleden sonra yeniden geldiler. Benzin siseleri vardi. Alevilerin evlerine saldirdilar, evlerin penceresinden benzin siselerini iceri attilar; arkasindan gazli bezleri atesleyerek iceri attilar. Evleri atese verdiler. ‘Maras size mezar olur, vatan olmaz; Yasasin Turkes, Yasasin MHP‘ diye bagiriyorlardi. Ellerindeki uzun menzilli silahlarla evlerimize ates etmeye basladilar. Korkudan kacip kurtulmak isteyenlere arkadan ates edip olduruyorlardi. Bu sirada evden cikmakta olan Cemal Bayir ve Ali Un’e silahla ates ettiler ve oldurduler. Biz de Molla Tabak’in evine sigindik. Bu eve de ates ettiler. Merdiven basinda iceri girmeye calisan Fatma Baz ile Zeynep Aydogdu’yu kursunla oldurduler. Fatma Baz’in kucagindaki 6 aylik oglu Yilmaz da kursunla olduruldu. Molla Tabak’in evine cok insan siginmisti. Disaridan yagmur gibi kursun geliyordu. Evin camlari, kapilari delik desIk olmustu. Bizler icerde birbirimize sarilarak hem agliyor, hem korunmaya calisiyorduk. Askerler geldi, hepimizi kislaya goturduler. Evlerimiz, esyalarimiz hem yagmalandi, hem yakildi”

Yeter Isbilir: ”Ali Riza Isbilir kaynim olur. Dumlupinar Mahallesi Neyzen Sokakta oturmaktayiz. Ali Riza Isbilir’in polis memuru olan kardesi Haci Veli’yle yeni evliyiz. Kaynim Ali Riza’nin evinde kaliyorduk. 23.12.1978 cumartesi gunu ogleden sonra tahminen saat 15.00 siralarinda ellerinde balta, sopa, tahta, av tufegi bulunan saldirganlar, oturdugumuz evin onune geldiler. ‘Iste sari ogretmen Ali Riza Isbilir’in evi’diye bagirdilar. Disaridan evi kursun yagmuruna tuttular. Bir kismi dama cikarak bacalari yikmaya basladi. Sonra oturdugumuz evin kapisini, duvarlarini, kazma ve baltayla kirarak, sokerek iceriye girdiler. Ben, odada bulunan elbise dolabinin icine girdim, saklandim. saldirganlardan bazilari ellerindeki tahta ile dolaba vurmaya basladilar. ‘Aman ben varim’ diye bagirarak ve aglayarak disari ciktim. Tahta ile bana vurmak isterken, elimi onune siper ettim. Elim ve kolum agir yaralandi. Bir ara firsat bulup disariya dogru kacarken, merdivenlerde kaynim ogretmen Ali Riza Isbilir’in karisi Ayse’nin ve kizi Sebahat’in orada yerde yattiklarini, uzerlerinde televizyon, biriket, tas, tahta parcalarinin bulundugunu, her taraflarinin kan oldugunu gorup uzerlerine dustum. Sonra kendime geldim ve kalktim, asagiya dogru kacmaya basladim. Arkadan tufekle ates ettiler, omuzumdan yaralandim. Sokakta birkac evin kapisini dovdum, hicbiri iceri almadi. Arkamdan kosarak beni yakaladilar, evdeki olulerin yanina goturduler. ‘Turk musun, gavur musun?’ diye sorguya cektiler. Yaralarimdan kan akiyordu. Ben de ‘Turkum, buraya yeni gelin geldim’ dedim. Birisi, ‘Birakalim, bu Turkmus’ dedi. bazilari da ‘Elimize gecmisken oldurelim’ diyordu. Uzerimdeki bilezik, kupe ve altinlarimi aldilar. Sonra beni asagi indirerek caddeye dogru goturduler. cadde uzerinde Ali Riza Isbilir’in oglu Mehmet’i sopa ve kalaslarla dovuyorlardi. Bir saldirgan, Mehmet Isbilir’e ‘Bu senin neyin oluyor?’ diye sordu. O da, ‘Benim amcamin karisidir, yeni gelin geldi. Onu oldurmeyin’ dedi. Beni oradan alarak bir dugun evine goturduler. Sonra babamin evinin yakinina goturup biraktilar. Kaynim ogretmen Ali Riza, karisi Ayse, kizi Sebahat, oglu Mehmet ve esim Haci Veli Isbilir’i oldurduler. Evlerini, esyalarini da yaktilar.”

Mavis Toklu: “24.12.1978 Pazar gunu, saat 10.00 siralarinda mahallemizin Muhtari Mehmet Yemsen ile Fevzi Gorkem’in basinda bulundugu saldirgan bir grup, ‘Allah Allah, Koministlerin kokunu kaziyacagiz, buyuk-kucuk demeyin, komunistlerin kafasini ezin’ diye bagiriyorlardi. Muhtarin elinde silah ve bayrak vardi. Digerlerinin elinde silah, patlayici madde, gaz, benzin, sopa gibi saldiri malzemeleri vardi. Evime hucum ettiler, kapiyi kirarak iceri girdiler. Odada oturan kocami (Kalender) alip bahceye cikardilar. Ben de arkalarindan kosarak ciktim. Muhtara, ‘Aman etmeyin eylemeyin, kocami oldurmeyin, coluk cocugumu meydanda koymayin’ diye cok yalvardim. Muhtar bana donerek, ‘Cocuklarini gotur, Karaoglan beslesin, kocani Karaoglan’in yoluna kurban kesiyorum’ dedi. ‘Karaoglan kim?’ diye sordugumda, ‘ECEVIT’ diye cevap verdi. Kocami, gozlerimin onunde iskence ederek oldurduler. Oldurulurken kocama sarildim, ustum basim hep kan oldu. ‘Aman muhtar etme eyleme, sen ne ediyorsun?’ dedigimde ‘Pisirdik pisirdik, koministler gelsinler, hep yesinler’ dedi. Saldirganlar, bu defa yakinimizda oturan kardesim Huseyin Toklu’yu goturmek icin evinin etrafini sardilar ve kardesimi icerden cikardilar. Yine muhtara yalvardim yakardim. ‘Kocami oldurdun, bari kardesimi oldurme’ diye yalvariyordum. Muhtar ise, ‘Huseyin’i de Karaoglan yoluna kurban ediyorum. Biz Karaoglan yoluna bu sene kurban kesecegiz, bayram gunu gelmis’ dedi ve kardesim Huseyin’i iskence ederek oldurduler.

“Sonra, karsimizda oturan ve bir gozu gormeyen cok yasli Cennet Cimen’in evine gittiler. Bu kadini, ‘Gel nene, gel nene’ diyerek elinden tutup disariya cikardilar. Cennet kadin, gozleri gormedigi ve yasli oldugu icin oldurulenlerden ve yakilanlardan habersizdi. Saniklardan Cuma Yalcin ile Nuri Boga tornavida ile Cennet kadinin (80 yasinda) gozlerini oydular, sonra silah sIkarak oldurduler. Yakininda bulunan helanin cukuruna bas uzeri atip, uzerine at arabasini devirdiler. Daha sonra hem bizim evi, hem diger evlerin tumunu yaktilar. Fevzi Gorkem, ‘Yuru, hadi seni kurtarayim’ diyerek beni alip goturdu. Bir sure yuruduk, aniden kalbim sIkisti, yuruyemedim. beni birakip gitti. Biraz dinlendikten sonra evime dondum. Evimin her tarafi alev, kul ve kan... Azicik dinlendim, askerlere haber vermek ve siginmak icin ciktim. Yolda Mustafa Goktas, bir elini Ibrahim Usta’nin boynuna sarmis, diger elinde de tabanca tutuyordu. Ibrahim Usta’ya, ‘Senin kanini evime akitmayayim’ diyordu. Goturdu, saldirgan toplulugun icine itti, topluluk Ibrahim Usta’yi dovmeye basladi, sonra da onu oldurduler. Ben de kor-topal surunerek askerlere sigindim...”

Asker taniklardan Yuzbasi Timur Sen “Kahramanmaras 3. Tabur 8.Boluk Komutani oldugunu; 22.12.1978 gunu cereyan eden cenaze toreni olaylari sonrasinda, General Boguslu’nun baskanliginda yapilan toplantida, Yorukselim mahallesinde oturan Alevilere karsi harekete gecilecegi yolunda istihbarat alindigi icin bu mahalle ile diger mahalleler arasinda birliklerin yerlestirilmesine karar verildigini; kendisinin de 3. Tabur 8. Boluk ile beraber 23.12.1978 gunu 04.30-05.00 civarinda Jandarma Komutanligi (Sehit Cuhadar Ali Caddesi’nin doguya uzanan kismi-IsIk Caddesi-Pinarbasi Caddesi) tertibat alindigini; Ugrak Pastanesinin bulundugu kosedeki yola (Uzunoluk Caddesi-IsIk Caddesi), sehirden gelip Askeri Gazino’ya cikan yola (Enstitu Caddesi), Vilayet Konagi’na cikan yola (Pinarbasi Caddesi) ve bunlardan ozellikle Uzunoluk Caddesi’nin IsIk Caddesi ile kesistigi Ugrak Pastanesi’nin bulundugu koseye askerleri yerlestirdigini; her birinin basina 3 takim komutani gorevlendirdigini, kendisinin de elindeki telsizle Ugrak Pastanesi’nin onunde yer aldigini; saat 07.00 siralarinda gun yeni isimaya baslarken Belediye hoparlorunden, ‘Dunku olaylarda sehit edilen 2 din kardesimizin bugun cenazesi kaldirilacaktir. Butun din kardeslerimiz buna katilsinlar, din kardeslerimiz son gorevinizi yapin’ seklinde ve genel mahiyeti itibariyla sag goruslu kisileri toplamayi amaclayan anonslarin yapildigini; anonslarin arkasindan da anonsu yapan dernek veya partinin isminin soylendigini; bu anonslarin 08.00’e kadar devam ettigini; durumu telsizle Tabur Komutani’na bildirerek anonslarin onlenmesini istedigini, Tabur Komutani’nin Vali ile temasa gectigini soyledigini; bu anonslar uzerine kose basini tuttugu yollardan sehir merkezine dogru sahislarin birer ikiser inmeye basladigini,

“Saat 09.00 civarinda Uzunoluk Caddesi’nden yukariya tertibat aldigi yere dogru ellerinde kalin sopalar ve taslar olan, ‘Kahrolsun komunistler, Sehitlerimizin kanini yerde birakmayacagiz, hesap soracagiz’ diye bagiran, yol uzerindeki isyerlerini tahrip ederek ilerleyen 15.000 kisi civarinda bir toplulugun gelmekte oldugunu; Ugrak Pastanesi’nin kosesinde 15 askeri” bir Takim Komutani ve kendisinin beklemekte olduklarini, grubun hareketlerini devamli olarak Tabur Komutani’na rapor ettigini; yolun ortasina bir makineli tufek yerlestirerek beklemeye basladigini; grupla arasinda 100 metre kalinca gruba dogru giderek daha fazla ilerlememelerini, bagirmamalarini, aksi halde ates acacagini soyledigini; grubun bu ihtar uzerine durdugunu; ellerindeki sopalari devamli salladiklarini; hepsi ile muhatap olamayacagini, liderleri kimse onun gelip konusmasini soyleyince, grubun onunde lider pozisyonundaki 3 kisinin gayet kustahca ve ellerindeki sopalarla kendisine dogru ilerleyerek, ‘Soyle, biziz’ dediklerini; bu 3 kisiyi bir gun onceki cenaze toreni olaylari sirasinda Ulucami onundeki sag grubun en on saflarinda gormus oldugunu ve tahrik edici davranislarda bulunduklarini fark ettigini; bu 3 kisiden birisinin olaylardan sonra yakalandiginda teshis ederek hakkinda ifade verdigini ve isminin Saban Denizdolduran oldugunu, bu 3 kisiye bulundugu yerden gecemeyeceklerini, bu hususta emir aldigini, gecmeye calistiklari takdirde makineli tufekle ates ettirecegini ve ne pahasina olursa olsun buradan gecirtemeyecegini soyledigini; bu 3 kisinin kalabalik gruba donerek gecemeyeceklerini soylemesi uzerine grubun icinde dalgalanmalar oldugunu, kimisinin geriye dondugunu, kimisinin tekrar kendilerine dogru yurumeye basladiklarini, bu gruptan bir kisminin, ‘Bizim Orduyla isimiz yok, birakin bizi yukariya gecelim’ dediklerini; kendisiyle konusan 3 kisinin ise topluluga donup, ‘Yorukselim Mahallesinde arkadaslarimiz sehit ediliyor, gidelim’ diyerek grubu tahrik etmeye calistiklarini; ancak toplulugun kendisine karsi tecavuzkar hareketi olmadigi gibi, kendisini de gecmeye calismadiklarini; bu arada sehir icinde muhtelif yerlerden, ozellikle Yorukselim Mahallesinden yogun sekilde makineli tufek sesleri geldigini, saat 09.00-09.30 siralarinda yine Belediye hoparlorlerinden Valiligin sokaga cikma yasaginin ilan edildigini, bunun uzerine kendisinin hem bu uc kisiye hem de gruptakilere dagilmalarini, evlerine gitmelerini tekrar soyledigini; gruptan kopmalar olmasina ragmen 4 veya 5 bin kisi civarinda bir toplulugun hava kararana kadar sokakta kalmaya devam ettigini; toplulugun liderlerine cocuklari nicin aralarina aldiklarini, ates etmesi halde, dogacak panikten ezilip olebileceklerini soylediginde ‘Onlar davalarina inanan kisiler, bu yasta davalarina hizmet ediyorlar’ diye cevap verdiklerini,

”Sokaga cikma yasagi ilan edildikten sonra Yorukselim Mahallesin’in bulundugu tarafa dogru kosarak gelen 4-5 kisiyi yakaladigini; bunlardan birinin uzerinde ucu kivrik keskin orak seklinde kesici bir alet (tahra), iki uc dinamit lokumu, bol miktarda tufek fisegi, dinamit kapsulu ve pantolon kemerine sokulmus sise icinde benzin bulundugunu; yakaladigi bu sahislari cok yakindaki Merkez Polis Karakolu’na gonderdigini; grubun saat 21.00 siralarinda tamamen dagildigini”ifade ediyor.

BASINDA KATLIAM

Hurriyet( 26.12.1978)

“Girilen evlerden ve enkaz altindan cesetler cikariliyor. Cesetlerin kokmamasi icin cevre illerden buz istendi. Cuma gununden bu yana orgutlenmis saldirgan topluluklarin yarattigi dehset ve teror...Olu sayisi 98, yakilan-yikilan enkaz altinda cesetler bulundugu, askeri birlikler, girilmeyen Yorukselim Mahallesi’ne giderek kontrol altina aldi. Camlik tarafinda bir topluluk askerlerin ustune ates acti.

“Magarali Mahallesi’nde kokmaya baslayan 16 ceset bulundu. Otopsilerin Belediye Mezbahasinda yapildigi ogrenildi. 2500 kisilik seyyar mutfak Ankara’dan getirildi.

“Saldirganlara dinamit lokumu ve silah dagitildi. Adini aciklamayi sakincali bulan bir yetkili, ‘Maras Muftusu’nun resmi araclarla kenti dolastigini ve halki kiskirtici konusmalar yaptigini, olaylarin bundan sonra basladigini’ one surdu”

Cumhuriyet: (25.12.1978)

“24.12.1978 sabahi saat 10.15 siralarinda sagci gruplar, sokaga cikma yasagina karsin kentin sokaklarinda birikmisler; bin kisilik bir grup Vilayete yurumeye baslamislardir. Toplulugun dagilmasini isteyen jandarmalara saldirinca aralarinda catisma cikmis, jandarmalar havaya ates etmek zorunda kalmislardir. Ve bes bin mermi yakilmistir. Sagcilarin ellerinde Amerikan yapimi M.1. piyade tufeklerinin bulundugu, Vilayete yakin bazi binalari atese vermislerdir.

“Yakinlarini kayip eden cok sayida yurttas, vilayet onune gelerek ‘Biz bu sehirden gitmek istiyoruz. Bize yardim edin, asker degil, sehri terk icin arac istiyoruz’ diye bagiriyorlardi.

”YSE Bolge Mudurlugu’nun binasi, sagci saldirganlarca isgal edilmistir. Orada silah dagitildigini, Yorukselim, Yeni Mahalle ve Sakarya Mahallesi’nde iki gunden beri mahsur kalan kisileri kurtarmaya giden polislerin uzerine uzun menzilli silahlarla ates acilmistir.

“Yapilan saldirilardan sonra acilen evlerde kadin ve cocuklarin kursuna dizildigi, bogazlarinin kesildigi, daha sonra olulere gaz dokulerek evlerinin atese verildigi bildirilmistir.”

Aydinlik (16.01.1979)

“Evimize saldirmislardi, kactik. Mecburen Mahmut Kusat’in (Kurt Mahmut) evine sigindik. Kendisinden korkuyorduk. Bize, ‘Biraz sonra gelecegim’ diyerek disari cikti. O sirada telefon caldi, telefonu actim. telefona cikan sahis, ‘Ben Ahmet Yildiz’im dedi ve Mahmut’u sordu. Kendisine ‘Evde olmadigini ve benim de akrabasi oldugumu’ soyledim. ‘Biz burada komunist Alevileri epeyce oldurduk’ dedi.’Elimize gecen kominist kurtulamiyor, dogruca fabrikaya atiyoruz. Nusret (Nusret Kusat, Mahmut’un oglu) Islahiye’den bir sandik silah getirdi. Burada pek gozukmemesi icin gonderdim. Herhalde eve gelir. Su anda bizim Bekir ve Mehmet bir Aleviyi cevirdiler. Durum iyi. Bizim gibi yaparlarsa, sehirde hicbir Alevi komunist sag birakmayacagiz. Sizin orada durum nasil?’ dedi. Iyi, iyi burasi sakin, dedim ve korkudan kapattim.

“Hemen Vilayeti aradim. cikan komutana, ‘15 dakika icerisinde bizi kurtarmazsaniz oldurecekler’ dedim. Egitim Enstitusu’ne de telefon ettim. Bizi kurtarmalari icin yardim istedim. 15 dakika kadar sonra zil caldi. Iceri Mahmut Kusat girdi. Hemen telefona kostu. Telefonda Bashekim Cetin Diker’le gorustu. ‘Agabey Komunist Alevilerin seni oldurdugunu duyduk ve cok uzulduk, sukur sagsin’ dedi. Evde bulunanlar titremeye basladik. Askeri arabalar o anda geldi. Kurtulduk”

Davanin Sonucu ve Yargilanmalar

Adana, Kahramanmaras, Gaziantep, Adiyaman, Hatay Illeri Sikiyonetim Askeri Komutanligi 1. Nolu Askeri Mahkemesi’nin gerekceli karari soyledir:

804 kisi hakkinda dava acilir. Bu saniklardan 29’u olum cezasina, 7’si muebbet hapse; 7’si 15-24 yil arasinda, 29’u 10-15 yil, 259’u da 5-10 yil arasinda, 26’si ise 1-5 yil arasinda hapis cezasi almislardir. 379 kisi davadan beraat ederken 68 kisi firarda oldugu, veya dava sirasinda olmus oldugu icin davadan duserler. Ote yandan olum ve muebbet hapis cezalari disindakilere 1/6 oraninda cezai indirim uygulanmis ve cezalari azaltilmistir. Ardindan mahkemenin karari Yargitayca bozulmustur. Yeni yargilama sonucunda da idam cezalari uygulanmadi. Kanli Maras dosyasi sessizce kapatilmis oldu.

http://www.psakd.org/maras_katliami.html
  1   2   3   4   5   6   7

sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

Demokratik bir turkiye iCin katliamlarla yuzlesilmeli iconYeni, SİVİL, demokratik ve insan merkezli Bİr anayasa yapilmalidir

Demokratik bir turkiye iCin katliamlarla yuzlesilmeli iconKondisyon, her hangi bir faaliyetin oluşması için, her hangi bir...

Demokratik bir turkiye iCin katliamlarla yuzlesilmeli iconTürkiye Türkçesi ile Azeri, Kazak, Türkmen, Özbek, Kırgız Dilleri...

Demokratik bir turkiye iCin katliamlarla yuzlesilmeli iconForbes Dergisi tarafından bugün dünyanın en değerli markası olarak...

Demokratik bir turkiye iCin katliamlarla yuzlesilmeli iconTmk madde 974’e göre “Zilyet, bir sınırlı aynî hak veya bir kişisel...

Demokratik bir turkiye iCin katliamlarla yuzlesilmeli icon4.Ülkeler,ürettikleri mallardan ihtiyaçları için olanları ayırıp...

Demokratik bir turkiye iCin katliamlarla yuzlesilmeli iconYaklaşık olarak bir buçuk asırdan beri, gerek Türkiye’de ve gerekse...

Demokratik bir turkiye iCin katliamlarla yuzlesilmeli icon2 Bu Kanun, bir markanın tescili için yapılan başvuru, itiraz, tescil,...

Demokratik bir turkiye iCin katliamlarla yuzlesilmeli iconKültür tarihimiz için mukaddes bir iş yapmış olacaklardır

Demokratik bir turkiye iCin katliamlarla yuzlesilmeli iconKullanıcı bir kayıt üzerinde değişiklik yapmak için


öykü




© 2000-2018
kişileri
o.ogren-sen.com