Danişman öĞretmenler


o.ogren-sen.com > öykü > Evraklar








T.C

YAVUZ SULTAN SELİM LİSESİ

GAZİANTEP-ŞAHİNBEY


AHİLİK TEŞKİLATI VE GÜNÜMÜZE ETKİLERİ

GAZİANTEP ÖRNEĞİ”
PROJEYİ HAZIRLAYAN ÖĞRENCİLER

MUHİTTİN ŞAHİN ZEKİ MARANGOZ

DANIŞMAN ÖĞRETMENLER


ÖKKEŞ AYTULU MAHMUT ULUBAŞ


YAVUZ SULTAN SELİM LİSESİ MÜDÜRÜ

BURHAN YÜKSEL

2010

İÇİNDEKİLER


  1. Projenin Adı 1



  1. Projenin Amacı 1




  1. Giriş 1


4) Yöntem 4

4.1) Röportaj Soruları 5



5) Sonuç ve Tartışma 5

6) Öneriler 11
7) Kaynaklar 12

8) Teşekkür 13
1. Projenin Adı:

Ahilik Teşkilatı ve Günümüze Etkileri: “Gaziantep Örneği”
2. Projenin Amacı:

Sosyal, ekonomik ve kültürel boyutlara sahip olan Ahilik Teşkilatı’nın kökeni çok eskilere dayanmaktadır. Temelinde sevgi, kardeşlik ve yardımlaşma gibi ilkeler bulunan Ahilik, Anadolu’da XIII. yüzyıldan Osmanlı Devleti’nin son zamanlarına kadar varlığını korumuştur. Ortadan kalkmış olmasına rağmen etkilerini günümüzde dahi görmek mümkündür. Bu proje ile Ahilik Teşkilatı ve bu teşkilatın ilke ve esaslarının günümüze nasıl yansıdığı, Gaziantep şehri örnek alınarak verilmeye çalışılmıştır. Ahilik Teşkilatı aracılığıyla günümüzdeki bazı kültürel değerlerin kökeninin eskilere dayandığını tespit etmek amacı güdülmüştür.


3. Giriş:

Ahilik; sanatın, ticaretin ve mesleğin olgun kişilik, güzel ahlâk ve doğrulukla yoğrulduğu, kökleri çok eskilere uzanan bir geleneğimiz; yüzyıllar boyu toplumumuzun sosyal ve ekonomik omurgasını oluşturan bir örgütlenme şeklimiz; toplumsal kimliğimiz açısından daima sahiplenmemiz gereken çok özel bir kültürümüzdür.

Ahi kelimesi Arapçada “kardeş” anlamına gelmektedir. Ahiliğin temeli Abbasilere kadar uzanan fütüvvet teşkilatına dayanmaktadır. 13. yüzyılda Anadolu’ya gelen Ahi Evran, Anadolu’nun birçok yerini dolaşarak esnafa Ahiliği anlatmış ve onun bu gayretleri sonucu Ahilik Anadolu’da yayılmıştır. Ahi Evran bu çabalarından dolayı Anadolu’da Ahiliğin kurucusu olarak kabul edilmektedir.



Ahi birlikleri, Selçuklular ve Osmanlılar döneminde, göçebe hayattan yerleşik hayata geçişin hızlı olduğu bir zamanda büyük çoğunluğu Türk olmayan yerli halkın elinde bulunan ticaret hayatına Türklerin de katılmasını sağlamışlardır. Türk esnaf ve sanatkârlarını sosyal ve ekonomik hayatta aktif bir duruma getirmişlerdir. Anadolu Selçuklu Devleti yıkılmaya yüz tuttuktan sonra Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda büyük rol oynayan Ahilik Teşkilatı, İslam iş ahlâkını yayan ve benimseten bir kuruluş olarak da dikkat çekmektedir.

Esnaf ve Sanatkârlık kesimi, Ahilik kültürünün oluşturulduğu, geliştirildiği ve bu güne kadar getirildiği sosyal ve ekonomik bir oluşumdur. Bu oluşumun dayandığı dört esas; AKIL, AHLÂK, BİLİM ve ÇALIŞMA’ dır.



Ahiler, basit anlamda sadece bir esnaf örgütü değildi. Anadolu’da karışıklığın olduğu zamanlarda kentlerde yönetimi devralmışlar ve bir takım kamu hizmetlerini de yerine getirerek politik bir güç olmuşlardır.

Ahiler çatışmacı değil, dayanışmacı bir ruh yapısına sahiptiler. Zengin ile fakir, üretici ile tüketici, emek ile sermaye, millet ile devlet, kısaca toplumun bütün fert ve kurumları arasında iyi münasebetler kurarak herkesin huzur içinde yaşamasını sağlamak Ahi birliklerinin başta gelen amacıdır.

Ahilikteki ahlak ve iktisat anlayışı sanatkârların işleri ile bütünleşmesini sağlayarak,

uygun bir çalışma ortamı meydana getirmiştir. Bunun sonucu olarak, üretilen eşya sanatkar için iktisadi değerin üzerinde bir anlam taşımıştır. Sanatkarın işine kendi ruhunu yansıttığı

bu anlayışta, üretim rekabeti; daha fazla mal üretme yerine, daha mükemmel eser yapma şeklinde gerçekleşmiştir.

Ahilikte esnaf ve sanatkârlara işyerinde çırak, kalfa ve usta hiyerarşisi ile mesleğin incelikleri öğretilirdi. Ahiliğe girecek kişi için bir çıraklık merasimi yapılırdı. Bu merasimde çırak kendisine bir “yol atası (usta)” ve iki “yol kardeşi (arkadaş)” seçerdi. Bunlar onun rehberi olurdu.(Çağatay, 1989:160)

Ustalık töreni ise büyük bir manevi atmosferde gerçekleştirilirdi. Kalfaya kendi işyerini açabilmesi ve öğrendiği sanatıyla geçimini temin edebilmesi anlamına gelen “destur” verilir ve beline "peştamal” kuşanırdı. Bu şekilde ustalığa kabul ediliş töreni tamamlanmış olurdu. Buna “Şed Kuşanma Töreni” denilirdi. (Çağatay, 1989: 138–139) ( Akdağ , 1977:17-23)
Ahilerde her esnaf grubu genelde uğraştıkları meslekten ismini alan bir yerde toplanırdı. Bu yerler, Debbağlar (Dericiler) Çarşısı, Demirciler Sokağı, Urgancılar Arastası ( uzun çarşı) gibi isimlerle anılırlardı. Her meslek grubu kendi iç denetim mekanizmasına sahipti. Bu nedenle kalitesiz mal üretilemez, müşteri aldatılamazdı. Bunu yapanlar meslekten ihraç edilirdi. Esnafın dürüstlüğünü ve mensup olduğu mesleğin pirini gösteren levhaları duvarlara asmak Ahilerde oldukça yaygın bir anlayıştı ki bu gelenek günümüze kadar gelmiştir.

Ahilerin toplanma yeri olan ve Anadolu’nun birçok yerine yayılan zaviyeler gerektiğinde misafirhane olarak da kullanılmıştı. Ahi kuruluşunun bulunduğu yere bir yabancı geldiğinde misafir edilirdi. Esnaftan para toplanarak yiyecek alınır, bunlar oradaki ahiler tarafından pişirilir ve misafirle birlikte yenilirdi. O kimse yöreden gidinceye kadar onların misafiri olurdu. .(Çağatay, 1989: 241)
Ahi birliklerinin en önemli özelliklerinden biri, Ahilik düşünce ve anlayışına uygun biçimde ekonomik hayatın düzenlenmesi amacıyla kurulan ve işletilen “Orta Sandıkları” idi. Esnafın bağışları, meslek içinde terfi edenler için ustalarca verilen paralarla belli dönemlerde toplanan paralar, orta sandıkların başlıca gelir kaynaklarını oluşturmuştur. Orta Sandıkları esnafa kredi biçiminde borç verip sıkışan esnafın tefecinin eline düşmesini önlemiş, esnafın ihtiyacı olan hammaddenin Ahi birlikleri tarafından alınıp esnafa dağıtılmasıyla da karaborsa ve farklı fiyat belirlemenin önüne geçilmiştir. (Çağatay, 1989:134)
Ahiler üçü kapalı, üçü açık diye nitelenen altı iyi ahlâk ve insanlık kuralı benimserlerdi. Bunlardan kapalı olan üçü;

  • Eline; hırsızlık, zorbalık ve kötülük etmemek için dikkat et.

  • Diline; yalan, iftira, koğuculuk, dedikodu, küfür ve hakaret etmemek için dikkat et.

  • Beline; başkalarının namusuna ve onuruna dokunmamak için dikkat et.

Açık olan üç şey ise;

  • Elin açık olacak, düşkünlere yardım için.

  • Kapın açık olacak, bir şey istemeye gelenler için.

  • Sofran açık olacak, yoksullara, muhtaçlara yemek yedirmek için

(Çağatay, 1989:162)

Yukarıda Ahilikle ilgili verilen genel özelliklerin Gaziantep’te halen varlığını koruduğu görülmektedir. Esnaf Sahresi, belediye hizmetleri, meslek edindirme kursları, konuk odaları, ustalık belgesinin verilmesi, sağdıçlık ve düğünlerde geline kuşak bağlanması, semt pazarları, kapalı çarşı ve sokak isimleri bu kültürün günümüze yansımasına örnek teşkil etmektir.

Ahilik teşkilatı büyük bir sosyoekonomik ve kültürel oluşum olmasına rağmen; değişen dünya şartları içerisinde, yenileşemediği, değişen ticari şartları uyamadığı, üretim organizasyonu ile ilgili geleneksel kuralların çiğnenmesi sebebiyle çözülmeye ve bozulmaya başlandığı görülmüştür. Yani Ahilerin pabuçları dama atıldı, diyebiliriz.


4.Yöntem:

Belge ve kaynak taraması yapılarak Ahilik ile ilgili temel bilgiler tespit edildi. Bulunan bilgiler ışığında karşılaştırma yöntemi kullanılarak Ahiliğin günümüze nasıl yansıdığı ortaya konuldu. Günümüzde şehrimizde halen varlığını koruyan Ahilikle ilgili kişi, çarşı ve sokak isimleri araştırıldı. Bu konuda ilçe belediyelerinden ve şehri iyi tanıyanlardan yardım alındı. Ayrıca Esnaf ve Sanatkârlar Odası başkanı ve çeşitli esnaf odalarının başkan ya da temsilcileri ile röportaj yapıldı.

4.1 Röportaj Soruları

  • Ahilik nedir? Bu konudaki bilgilerinizi alabilir miyiz?

  • Ahilerin bir hayat biçimi olarak edindikleri temel prensipleri söyleyebilir misiniz?

  • Ahilik Teşkilatının, üyelerine kazandırdığı değerleri size mensup olan esnafa kazandırabiliyor musunuz?

  • Ahiliğin Gaziantep’e yansımalarına örnekler verebilir misiniz



5. Sonuç ve Tartışma:

1- Ahi zaviyeleri, Ahi birliklerinin toplanma yeri idi. Burada hem ahlaki hem de mesleki eğitim verilirdi. Herhangi bir mesleği olmayan insanlar, burada eğitilir ve meslek sahibi yapılırdı.Bu sayede Ahiler, toplumun huzur içerisinde yaşamasını, kalkınmasını ve ilerlemesini sağlamıştır. Şehrimizde Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından GAMEK adı altında “meslek edindirme kursları” düzenlenmektedir. Bu kurslar ,Ahi zaviyelerinin günümüze kalmış şeklidir.Ayrıca hem şehrimiz olsun hem de Türkiye genelinde olsun “meslek liseleri” de bu kültür mirasının devamı niteliğindedir.(Burak ve Özçelik, 2004:210-211)


2- Ahi zaviyelerinde misafirler de ağırlanmaktaydı. Günümüzde de Gaziantep’in bazı köylerinde az da olsa halen süregelen ve misafirperverlik anlayışımızı yansıtan “Konuk Odaları” Ahilik Teşkilatı’nın bir uzantısıdır. Köye gelen misafirlerin ağırlandığı konuk odalarında yeme, içme ve barınma gibi ihtiyaçlar, durumu iyi olan aileler tarafından gönüllü olarak karşılanmaktadır.



3- Ahiler yalnız şehir ve kasabalardaki esnaf ve sanatkârları eğitip yetiştirmekle kalmamış Anadolu'nun en ücra köşelerine kadar uzanmıştı. Gaziantep’in bazı köylerinde elli yıl öncesine kadar "yaran odaları" vardı. Köy kahvehanelerinin hızla çoğalmasıyla birlikte yüzyıllarca ahlâkî sosyal bir görev yapmış olan bu kurum da yavaş yavaş kendiliğinden ortadan kalkmaya başlamıştır. Ahilerde yaren odalarında gençlere ahlaki ve sosyal eğitim verilirdi. Günümüzde şehir merkezimizde bulunan “Gençlik Merkezleri” ve köylerimizde az da olsa varlığını sürdüren “Köy Odaları” bu geleneğin bir devamıdır. (Çağatay,1989:142)
4- Gaziantep'te esnaf arasında yardımlaşma ve dayanışmayı güçlendirmek amacıyla “esnaf sahresi (pikniği)” düzenlenmektedir. Ahi Evran’ın yaşadığı 13. yüzyıldan bu yana sürdürülen bu gelenekte bir meslek grubuna mensup tüm esnaf bir yerde toplanıp sahre yapmaktadır. Bu bir ila üç gün arasında değişmektedir. Esnaf sahresinin olduğu günlerde o iş kolu ile ilgili tüm esnaf dükkânını kapatmaktadır. Bu halka önceden çeşitli vasıtalarla duyurulmaktadır. Gaziantepliler, sahre günlerinde sahreye çıkan iş kolundaki tüm dükkânların kapalı olması nedeniyle ihtiyaçlarını karşılamakta sıkıntı çekse de bu güzel geleneğin sürdürülmesinden oldukça memnunlardır. Yapılan anket ise Gaziantep esnafının, halen sürdürülen esnaf sahresi geleneğinin Ahilikten geldiğini bilmediğini ortaya çıkarmıştır.



5- Ahilik Teşkilatı’ndaki çırak-kalfa-usta ilişkisi aynı isim altında Gaziantep’te varlığını sürdürmektedir. Ahilikte usta çırağını oğlu olarak görür ona sadece mesleği öğretmekle kalmaz ahlakî kuralları da öğretirdi. İlimizdeki ustaların çıraklarına genelde “oğlum” diye seslenmeleri, onlara konuşmalarından yemek yemelerine kadar birçok alanda müdahalelerde bulunmaları, yanlışları varsa bunları düzeltmeleri bu geleneğin bir devamı olarak görülmektedir. ( Akdağ , 1977:17-23)

6- Ahilerde çıraklık ve ustalık için yapılan törenlerdeki bazı uygulamaların yansımalarını ülkemizin diğer yerlerinde olduğu gibi şehrimizde de görmek mümkündür. Ahilikte çırak olacak kişinin seçtiği yol atası ve yol arkadaşı günümüzde yerini “sağdıçlık” ve“kirveliğe” usta olacak kişi için yapılan Şed kuşanma töreni de “ustalık belgesine” bırakmıştır. Şed kuşanma törenin diğer bir yansıması evlenen geline kuşak bağlama geleneğinde kendini gösterir. Şehrimizde düğün günü gelininin beline, babası ya da erkek kardeşleri tarafından son görev olarak kuşak bağlanmakta ve bu esnada öğüt verilip dua edilmektedir. Ayrıca yol atası usta olacak kişiye Şed kuşağını bağladığı andan itibaren, usta olacak kişi yol atasına bel bağlamış olurdu. Günümüzde kullandığımız bel bağlama deyimi Ahilikten bize kalan kültürel değerlerimizdendir. (Çağatay,1989:138–139) ( Akdağ , 1977:17-23)



7- Ahilerde belirli esnaf gruplarının (dericiler, bakırcılar v.s gibi) toplandıkları yerler, bugün semt pazarları ya da Ahilerde olduğu gibi esnafın uğraştığı meslekten ismini alan çarşı, pazar şeklinde varlığını sürdürmektedir.

Şehrimizden örnekler:

  • Cumartesi Semt Pazarı- Düztepe Semti

  • Perşembe Semt Pazarı- Düztepe Semti

  • Pazartesi Semt Pazarı- Sarıgüllük Semti

  • Pazar Semt Pazarı- Karataş Semti

  • Tabakhane ( deri anlamıma gelen debbağ kelimesinden türemiştir)

  • Baharatçılar Çarşısı

  • Bakırcılar Çarşısı


8- Günümüzde Ahilik geleneği ilimizdeki birçok çarşı, pazar ve sokak isminde yaşamaya devam etmektedir. Elmacı (Almacı) Pazarı, Tuz Hanı, Baharatçılar Çarşısı, Hasırcı Hanı, Kürkçü Hanı, Zincirli Bedesten, Küpçü Hanı, Kemikli Bedesten, Ahi Baba Sokak bunlara örnek verilebilir. Anket sonuçları, Gaziantep esnafının çoğunun bu yerleri bilmesine rağmen bunların Ahilikle bağlantılı olduğu hakkında bilgi sahibi olmadığını ortaya koymuştur.



9- “Pabucu dama atılmak” deyimi anket sonucundan anlaşıldığına göre neredeyse tüm esnaf tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak hem şehrimizde hem de ülkemizde bu kadar yaygın olarak kullanılan bu deyimin Ahi kökenli olduğu pek bilinmemektedir. Ahiliğin kurucusu ve esnaf ve sanatkârların piri olan Ahi Evran, ayakkabıcı esnafının bulunduğu çarşıdan geçerken onların yaptığı ayakkabıları inceler, hileli gördüklerini kesip dama atarmış. Böyle bir olay olunca, bunun haberi esnaf arasında hızla yayılır, “filanca ustanın pabucu dama atıldı” denilirmiş. Deyimin kökeni Ahi Evran’ın bu uygulamasına dayanmaktadır (Pala, 2006: 169-170). Ahilikten bize kalan diğer önemli bir söz “eline, beline, diline sahip ol” dur. Bu söz de kökenini Ahiliğin üçü kapalı, üçü açık olacak şekilde ifade edilen fütüvvet esasına dayanan ilkelerinden alır.



10- Ahiler dükkânlarına müşteriye nezaketçe mesaj verecek levhalar koyarlardı. Bu levhalarla müşteriye, kendi insanlık anlayışını yansıtırlardı. Gaziantep’te dükkânlara asılan levhalarda da Ahiliğin izlerine rastlamak mümkündür. Bunlar içerisinde günümüzde en çok kullanılanı “Müşteri velinimetizdir” şeklindeki sözdür. (Özdamarlar, 2005: 724)

11- Ahi birliklerinin orta sandıkları mevcut idi. Orta sandıkları günümüzde hem Gaziantep hem de Türkiye’de bulunan “kooperatifçiliğin”, “vakıf” ve “derneklerin” bir nevi ilk biçimleri olarak görülmektedir.( Akdağ , 1977:17-23)


12-Ahilerde belli aralıklarla “Memleket Toplantısı” yapılırdı. Bu toplantılarda esnafın, işçinin ve halkın sorunları devlet büyüklerine iletilirdi. Ayrıca görevini yapmayan devlet görevlileri padişaha şikâyet edilirdi. Bu olgu günümüzde hem Gaziantep hem de Türkiye’de

yerini “Sendika” ve “Sivil Toplum Örgütlerine” bırakmıştır. (Çağatay,1989:134)

13-İslam kültüründe dünya ile ahiret bir bütün olarak ele alınır. Dünyasız bir ahiret , ahretsiz bir dünya düşünülmemiştir. Bu anlayış kendini Ahilerde de göstermektedir. Ahilerde

Çarşı ve cami birbirine yakın veya karşılıklı yerlerde yapılmıştı. Çarşı; dünyayı, cami ise ahreti temsil etmekteydi. Bu çarşı- cami ilişkisi ve anlayışı günümüzde şehrimizin bazı yerlerinde ( Zincirli Bedesten ) varlığını sürdürmektedir. (Özdamarlar,2005: 717)



14-Ahilerde doğruluk ve açıklık son derece önemli idi. Esnafın oturduğu yer ve tezgahı

50-60 cm arasındaydı.Bunun sebebi ise müşterinin ne ve ne kadar aldığını gönül rahatlığıyla görebilmesidir. Bu anlayış Gaziantep’in bazı kapalı çarşılarında (Elmacı Hanı ) niteliğini sürdürmektedir(Özdamarlar,2005:721)



6. Öneriler:

  • Gaziantep ve Ahilikle ilgili araştırmalar yapılırken, bu konuda yazılmış eserlerin az olduğunun farkına varılmıştır. Bu durum Ahilik gibi zengin bir kültürümüzün yayılmasını engellemektedir. Bu sebeple Ahilik ve Gaziantep ile ilgili değerlerimizi içeren eserlerin yazılması için maddi ve manevi destek verilmelidir. Yunus Emre, yedi yüzyıl önce “Her dem yeni doğarız, bizden kim usanası” demişti. Ahilik kültürümüze sahip çıkar ve güzel eserler ortaya koyarsak, her dem yeni doğacağız ve bizden kimse usanmayacaktır. Ahilik kültürünün zenginlikleri ile beslenmiş yeni yeni eserler yaşam damarlarımızın ana maddesini oluşturacaktır.

  • Şehrimizde ve ülkemizin diğer yerlerinde bulunan üniversitelerin iktisat fakültelerinde Ahilikle ilgili dersler konulabilir.

  • Gaziantep Üniversitesi’nin ilgili anabilim dalları ve Gaziantep Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nın işbirliği ile Gaziantep ili içerisinde bulunan çeşitli iş grubuna mensup esnafa yönelik Ahilikle ilgili seminerler düzenlenmelidir.

  • Ahilik Haftası çerçevesinde ilimizde halen varlığını sürdüren Ahilik ile ilgili değerler çeşitli etkinliklerle halkımıza tanıtılmalıdır. Okullarda da konuyla ilgili okul gazetesi çıkarılarak öğrenciler bu konuda bilgilendirilebilir.

  • Toplumumuzun birlik ve beraberliğini sağlamada Ahiliğin yardımlaşma, sevgi, kardeşlik esasına dayanan özeliklerini genç nesillere tanıtmak için sosyal ve kültürel etkinlikler yapılmalıdır.

  • Tüm esnafın sorunlarını paylaşacağı, içini dökeceği ve dertleşmesi amacıyla; Gaziantep’te “Ahi Evi” adı altında bir yer oluşturulabilir. Bu yerde sadece esnaf kesimi bulunmalıdır. Bu evin giderleri esnaf tarafından karşılanmalıdır. Bu sayede esnaf arasında, dayanışma, kardeşlik ve yardımlaşma ruhu canlı tutulmuş olur.

  • Gaziantep’in tüm okullarının tiyatro bölümünde Ahilik kültürü ile ilgili oyunlar sergilenebilir. Bu sayede Ahilik kültürü günümüzde de yaşatılmış olur.

  • Gaziantep Esnaf ve Sanatkârlar Odası tarafından yılın; en çalışkan, en ahlaklı, en dürüst esnafı seçilebilir. Bu esnafa “Yılın Ahisi” unvanı verilebilir. Buna bağlı olarak da esnaf arasında haklı bir rekabet başlayabilir. Bu durum şehrin ekonomisini olumlu yönde etkileyebilir.


7. Kaynaklar:

1- Çağatay, Neşet (1988), “Anadolu Türklerinin Ekonomik Yaşamları Üzerine Gözlemler” (Bu Alanda Ahililiğin Etkileri), Belleten, Ankara, c.LII, s.s. 485–500.

2-Akdağ, Mustafa ( 1977) , Türkiye’nin İktisadi ve İçtimai Tarihi, İstanbul, s.s 18-23

3- Bayram, Mikail (1995), Tasavvufi Düşüncenin Esasları (Ahi Evran), Ankara.

4- Çağatay, Neşet (1989), Bir Türk Kurumu Olan Ahilik, Ankara.

5- Demir, Galip (2001) Ahilik ve Yükselen Değerler , son erişim 10.01.2010.

6- Ekinci, Yusuf (1989), Ahilik ve Meslek Eğitimi, İstanbul.

7- Karagüllü, Mustafa (1999), “Ahilikte Loncalar, Günümüzde Odalar ve Farkı”, II. Uluslararası Ahilik Kültürü Sempozyumu Bildirileri, 13–15 Ekim 1999, Kırşehir.

8- Kazıcı, Ziya (1988), “Ahilik”, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 1, İstanbul. s.s., 540-542.

9- Özdamarlar, Kadir (2005) “Kahramanmaraş’ta Ahilik Teşkilatının Uzantıları”, I. Ahi Evran-ı Veli ve Ahilik Araştırmaları Sempozyumu, 12–13 Ekim 2004, Kırşehir, s.s. 713–729.

10- Perşembe, Erkan (2005), “Günümüz Türk Toplumunda Meslek Ahlâkını Geliştirmede Ahilik Kültürünün Önemi”, I. Ahi Evran-ı Velî ve Ahilik Araştırmaları Sempozyumu, 12–13 Ekim 2004, Kırşehir, s.s. 775–784.

11-Tezcan, Mahmut (1999), “Ahilik Çerçevesinde Oluşan Türk Kültürünün Temel Taşları”, II. Uluslararası Ahilik Kültürü Sempozyumu Bildirileri, 13–15 Ekim 1999, Kırşehir.

12- Pala, İskender (2006), .İki Dirhem Bir Çekirdek, 20. Baskı, İstanbul.


8. Teşekkür:

Gaziantep Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Sayın Ömer Küsbeoğlu’na, okulumuz Coğrafya öğretmeni Zahide Altürk’e , okulumuz Fizik dersi öğretmeni Ahmet Demir’e, okulumuz Bilgisayar öğretmeni Hilal Tankut’a, danışman öğretmenlerimiz Mahmut Ulubaş’a ve Ökkeş Aytulu’ya, okul müdürümüz Burhan Yüksel’e katkılarından dolayı teşekkür ederiz.


sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

Danişman öĞretmenler iconProje ekibinde Tükiye’de ikamet eden yabancı uyruklu yürütücü/araştırmacı/danışman...

Danişman öĞretmenler iconUŞak yeniLİKÇİ Lİder öĞretmenler projesi

Danişman öĞretmenler iconA Ders Yılı Başı Öğretmenler Kurulu

Danişman öĞretmenler iconDersi ZÜmre öĞretmenler kurulu toplanti tutanağidir

Danişman öĞretmenler iconKibris türk öĞretmenler yardimlaşma kooperatiFİ ltd. (Öyak)

Danişman öĞretmenler iconLİsesi 2008-2009 ÖĞretim yili dönem beden eğİTİMİ dersi ZÜmre öĞretmenler kurulu

Danişman öĞretmenler iconDoktora Tezi/S. Yeterlik Çalışması/Tıpta Uzmanlık Tezi Başlığı (özeti...

Danişman öĞretmenler icon2016-2017 öğretim yılı Dönem Sınıflar zümre öğretmenler kurulu toplantısını...

Danişman öĞretmenler iconÖğretmenler! Cumhuriyet sizden düşünceleri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister


öykü




© 2000-2018
kişileri
o.ogren-sen.com