İlk iltica ülkesinden gelen göçmene ne işlem uygulanır?


sayfa1/2
o.ogren-sen.com > öykü > Evraklar
  1   2
GÖÇ UZMAN YARDIMCILIĞI MÜLAKAT SORU VE CEVAPLARI

  1. İlk iltica ülkesinden gelen göçmene ne işlem uygulanır?

MADDE 73 – (1) Başvuru sahibinin, daha önceden mülteci olarak tanındığı ve hâlen bu

korumadan yararlanma imkânının olduğu veya geri göndermeme ilkesini de içeren yeterli ve

etkili nitelikte korumadan hâlen faydalanabileceği bir ülkeden geldiğinin ortaya çıkması

durumunda, başvuru kabul edilemez olarak değerlendirilir ve ilk iltica ülkesine gönderilmesi için

işlemler başlatılır. Ancak geri gönderme işlemi gerçekleşinceye kadar ülkede kalışına izin verilir.

Bu durum ilgiliye tebliğ edilir. İlgilinin, ilk iltica ülkesi olarak nitelenen ülke tarafından kabul

edilmemesi hâlinde, başvuruya ilişkin işlemler devam ettirilir.

  1. Siber saldırı nedir?

Bilgisayar ve internet alanında uzmanlaşmış siyah şapkalı hacker diye tabir edilen hack veya hacker gruplarının banka, polis, jandarma, devlet, şahıs, firma vb. sitelere veya bilgisayarlara zarar vermek amacı ile yaptıkları saldırıya Siber Saldırı denir.

  1. Uluslararası koruma çeşitleri nelerdir?

Mülteci

MADDE 61 (1) Avrupa ülkelerinde meydana gelen olaylar nedeniyle; ırkı, dini,

tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi düşüncelerinden dolayı zulme

uğrayacağından haklı sebeplerle korktuğu için vatandaşı olduğu ülkenin dışında bulunan ve bu

ülkenin korumasından yararlanamayan ya da söz konusu korku nedeniyle yararlanmak istemeyen

yabancıya veya bu tür olaylar sonucu önceden yaşadığı ikamet ülkesinin dışında bulunan, oraya

dönemeyen veya söz konusu korku nedeniyle dönmek istemeyen vatansız kişiye statü belirleme

işlemleri sonrasında mülteci statüsü verilir.

Şartlı mülteci

MADDE 62 (1) Avrupa ülkeleri dışında meydana gelen olaylar sebebiyle; ırkı, dini,

tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi düşüncelerinden dolayı zulme

uğrayacağından haklı sebeplerle korktuğu için vatandaşı olduğu ülkenin dışında bulunan ve bu

ülkenin korumasından yararlanamayan, ya da söz konusu korku nedeniyle yararlanmak istemeyen

yabancıya veya bu tür olaylar sonucu önceden yaşadığı ikamet ülkesinin dışında bulunan, oraya

dönemeyen veya söz konusu korku nedeniyle dönmek istemeyen vatansız kişiye statü belirleme

işlemleri sonrasında şartlı mülteci statüsü verilir. Üçüncü ülkeye yerleştirilinceye kadar, şartlı

mültecinin Türkiye’de kalmasına izin verilir.

İkincil koruma

MADDE 63 (1) Mülteci veya şartlı mülteci olarak nitelendirilemeyen, ancak menşe

ülkesine veya ikamet ülkesine geri gönderildiği takdirde;

a) Ölüm cezasına mahkûm olacak veya ölüm cezası infaz edilecek,

b) İşkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacak,

c) Uluslararası veya ülke genelindeki silahlı çatışma durumlarında, ayrım gözetmeyen

şiddet hareketleri nedeniyle şahsına yönelik ciddi tehditle karşılaşacak,

olması nedeniyle menşe ülkesinin veya ikamet ülkesinin korumasından yararlanamayan

veya söz konusu tehdit nedeniyle yararlanmak istemeyen yabancı ya da vatansız kişiye, statü

belirleme işlemleri sonrasında ikincil koruma statüsü verilir.

  1. Uluslararası göçmen günü ?

18 ARALIK

  1. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü hangi tarihte kurulmuştur?

11.04.2013

  1. YUKK ne zaman kabul edilmiştir?

11.04.2013

  1. Bilgi toplumu nedir?

Öncelikle bilgi toplumu; yakın çağa damga vuran bilgi patlaması sonucu temel üretim faktörünün bilgi olduğu, bilginin işlenmesinde ve depolanmasında da bilgisayar ve iletişim teknolojilerini baz alan bir toplum yapısıdır.

  1. Dekolonizasyon nedir?

Dekolonizasyon; bir devletin, bir başka ülke halkı ve kurumları üzerindeki kontrolünü sona erdirmesi. Diğer bir deyişle sömürgeciliğin sonlandırılmasıdır. Politik ve kültürel anlamda gerçekleştirilebilir.

  1. AB’nin ortak göç politikası var mıdır?

Avrupa Birliği'nin ortak göç ve iltica politikasının temelini, üye ülkelere kimin kabul edileceği değil, kimin kabul edilmeyeceği oluşturuyor. Ana kriter, bu ay sonuna kadar hazırlanması beklenen "güvenli ülkeler" listesi olacak.

Liste, siyasi nedenli baskı, mahkumiyet, işkence ve ölüm riskinin bulunmadığı ülkelerden oluşacak ve bu ülkelerden gelen iltica başvuruları kabul edilmeyecek.

  1. TBMM’nin bilgi edinme yolları nelerdir?

- Soru: Milletvekillerinin, başbakan veya bakana, bilgi almak amacıyla soru sormalarıdır. İki türü vardır: Sözlü soru ve yazılı soru. Her ikisi de yazılı önerge ile sorulmakla birlikte, sözlü sorular başbakan veya ilgili bakan tarafından meclis kürsüsünden sözlü olarak cevaplandırılırken, yazılı sorulara verilen cevap ise Tutanak Dergisi’nde yayımlanacaktır.

- Genel Görüşme: Bu, toplumu veya devlet faaliyetlerini ilgilendiren belli bir konunun TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesidir. Sorudan farkı, tartışmalara yalnız soru sahibiyle ilgili bakanın değil, bütün meclis üyelerinin katılabilmesidir.

- Meclis Araştırması: Meclisin, belli bir konuda, milletvekillerinden oluşan bir komisyon aracılığıyla derinlemesine araştırma yapmasıdır. Komisyonun hazırladığı rapor TBMM Genel Kurulu’nda görüşülür. Ancak bu görüşme sonunda bir karar alınması söz konusu değildir.

- Gensoru: Bu, Bakanlar Kurulu’nun genel politikası ya da bir bakanın faaliyetleri hakkında başvurulacak bir denetim yoludur. Hükümetin ya da bir bakanın düşmesine yol açabilecek bir denetim yolu olması nedeniyle, gensoru kurumu Anayasada ayrıntılı bir biçimde düzenlenmiştir. Ancak gensorunun tartışılması sonucu başvurulan güvenoyunda Bakanlar Kurulu’nun veya bir bakanın düşürülebilmesi için üye tamsayısının en az salt çoğunluğunun güvensizlik oyu vermesi aranacaktır. Üstelik bu oylamada yalnızca güvensizlik oyları sayılacaktır.

Hükümeti en çok endişelendiren denetim yolu olmakla birlikte, parti disiplinine dayanan modem parlamentarizmde gensorunun önemini pek de büyütmemek gerekir. Mecliste sağlam bir çoğunluğun desteğine sahip olan parti ya da partilerin gensoru görüşmelerinde gereksinim duyduğu desteği her zaman bulacağı kesindir (Soysal, 1993:200).

- Meclis Soruşturması: Bakanlar Kurulu üyelerinin görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçların araştırılmasını sağlayan bir denetim yoludur. Meclis, gizli oyla soruşturma açılmasına karar verirse, bütün siyasi partilerin güçleri oranında temsil edilecekleri on beş kişilik bir soruşturma komisyonu kurulur. Komisyonun raporunu sunmasından sonra, TBMM Genel Kurulu gerek görürse, yine gizli oyla, ilgilinin yargılanmak üzere Yüce Divana şevkine karar verebilir. Yüce Divana sevk edilen bakan, bakanlıktan düşer. Yüce Divana sevk edilen Başbakan ise, hükümet istifa etmiş sayılır. Dolayısıyla, Yüce Divan’da yargılanan bir milletvekilinin Başbakan ya da bakan olması mümkün değildir.

  1. Oligarşinin tunç kanunu nedir?


Michels eserinde, demokratik örgütlerde özellikle de siyasi partilerde demokrasinin ne durumda olduğunu ortaya çıkarmaya çalışmıştır. Demokrat,k ilkelere bağlı olduklarını iddia eden partileri incelemiş ve yaptığı araştırmalar sonucunda bu örgütlerin açık bir biçimde oligarşik yönetim yapısına sahip olduklarını ortaya koymuştur. Bu oligarşik eğilimlerin birinci ve en önemlisi örgütün büyüklüğüdür. İkincisi, doğru ve hızlı kararlar almak için uzmanlık bilgisinin gerektiğidir. Üçüncü olarak Michels, başkanlık yönetiminin alışkanlığa dayalı bir hak haline geldiğini belirtmiştir.
Örgüt içerisindeki kitle bütün bu sorunların üstesinden gelemeyeceği ve liderliği kutsadığı için yönetim denetimsiz bir şekilde azınlığın yani oligarşinin elinde olacaktır. Sonuç olarak demokratik kitle örgütlerinin tamamı, kural olarak bir oligarşi tarafından yönetilir. Michels bu kuralı Oligarşinin Tunç Kanunu olarak isimlendirmiştir.


  1. Temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması?




  • Sınırlama kanunla olmalıdır.

  • Sınırlama Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olmalıdır.

  • Sınırlama (a) “genel sınırlama sebeplerine” veya (b) “anayasanın ilgili maddesinde öngörülen özel sebeplere” dayanmalıdır.

  • Sınırlama “demokratik toplum düzeninin gerekleri”ne aykırı olmamalıdır.

  • Sınırlama öngörüldüğü amaç dışında kullanılmamalıdır.



  1. Toplam kalite yönetimi nedir?

Toplam kalite yönetimi ya da kısaca TKY olarak bilinen yöntem, müşteri ihtiyaçlarını yerine getirebilmek için kullanılan insan, iş, ürün ve/veya hizmet kalitelerinin sistematik bir yaklaşım ile tüm çalışanların katkıları ile sağlanmasıdır. Bu yönetim şeklinde uygulanan her süreçte tüm çalışanların fikir ve hedefleri kullanılmakta ve tüm çalışanlar kaliteye dahil edilmektedir. Toplam Kalite Yönetimi; uzun dönemde müşterilerin tatmin olmasını başarmayı, kendi personeli ve toplum için yararlar elde etmeyi amaçlar ve kalite üzerine yoğunlaşır. Tüm personelin katılıma dayalı bir yönetim modelidir.

  1. Yeni kamu yönetimi anlayışının temel özellikleri nelerdir?

  • -açıklık,

  • -performans değerleme, sayısal olarak ölçülebilen ve daha çok çıktılara

yönelik ölçüm standartlarına dayalı,

  • -merkeziyetçi bürokrasinin etkisinden kurtularak yerelleşmeye daha fazla

önem veren,

  • -rekabet ortamı oluşturarak ve bu sayede maliyetleri azaltmak,

  • -istihdam, planlama gibi alanlarda özel sektör uygulamalarını örnek almak (

  • belli süreyle çalışma, stratejik plan yapma, ürün başına maaş alma vs)

  • -tasarruf ve verimliliğe daha fazla önem verme.



  1. Kamu tercihi teorisi nedir?

  • Formun Üstü

  • Formun Altı

  • kamu tercihi, siyaset biliminin temel konularını iktisat biliminin araçları ve teknikleri yardımıyla analiz etmektedir. kamu tercihi teorisi; politikanın ekonomi teorisi, yeni politik iktisat, kollektif karar alma teorisi gibi adlar ile de anılmaktadır. bu teorinin gelişiminde önemli rol oynayan ve bu alandaki çalışmalarından dolayı 1986 nobel iktisat ödülü'nü alan james mcgill buchanan (1919 doğumlu ve yaşıyor) söz konusu teoriyi şöyle tanımlamaktadır:"kamu tercihi teorisi, esas olarak ekonomi teorisinde oldukça ayrıntılı analizler için geliştirilmiş araç ve metotları almakta ve bunları politik sürece ve kamu sektörüne uygulamaktadır. kamu tercihi, siyasal karar alma sürecinde rol alan kimselerin; örneğin, seçmenlerin, politikacıların ve bürokratların davranışlarını gözlemlediğimiz veya gözlemleyeceğimiz sonuçların bileşimi ile ilişkilendirmeye çalışmaktadır."

  1. X kuramı nedir?

  • Yönetim verimli bir işletmenin tüm elemanlarını; para, materyal, alet, insan gibi ekonomik çıkar hedefleri doğrultusunda organize etmeden sorumludur.

  • İnsanlar açısından yönetim; onların çabalarını yöneltme, onları güdüleme, hareketlerini kontrol etme, onların davranışlarını örgütün amaçlarına uyacak şekilde değiştirme sürecidir.



  • Yönetimin bu aktif müdahalesi olmaksızın insanlar, örgütsel ihtiyaçlara karşı pasif ve hatta dirençli olurlar. Bu yüzden onlar, ödüllendirilmen, cezalandırılmalı, ikna edilmeli, kontrol edilmeli ve onların faaliyetleri yönlendirilmelidir. Astlarını ve alt yöneticileri veya işçileri yönetmek, yöneticilerin görevidir. Yönetim sıklıkla ifade edildiği gibi diğer insanlar yoluyla işlerin yaptırılmasından oluşur diyebiliriz. Bu geleneksel teorinin arkasında başka pekçok inanç vardır, bunlar daha az açıktır, fakat çok yaygındır.

  • Ortalama insan; doğası gereği tembeldir ve mümkün olduğunca az çalışır.

  • Birey ihtirastan yoksundur, sorumluluğu sevmez, idare edilmeyi tercih eder.

  • Ortalama insan, kalıtsal olarak bencildir, örgütün amaçlarına karşı kayıtsızdır.

  • Ortalama insan, doğası gereği değişimlere karşı direnç gösterir.

  • Ortalama insan, kolayca aldanır, pek akıllı değildir, şarlatanlar ve demagoglar tarafından kolayca aldatılmaya hazırdır.

  1. İkamet izni türleri nelerdir?

  • Kısa dönem ikamet izni

  • Aile ikamet izni

  • Öğrenci ikamet izni

  • Uzun dönem ikamet izni

  • İnsani ikamet izni

  • İnsan ticareti mağduru ikamet izni



  1. G20 nedir?

Maliye Bakanı ve Merkez Bankası Başkanı Grubu, dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer alan 19 ülkeden ve Avrupa Birliği Komisyonu'ndan oluşuyor. Daha çok İngilizce Group of 20 (20 Grubu) kavramının kısaltması olan G20 adıyla bilinir.

  1. Danıştay’ın görev ve yetkileri nelerdir?


Danıştay, idare mahkemeleri ile vergi mahkemelerinde verilen kararlar ve ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görülen davalarla ilgili kararlara karşı temyiz işlemlerini incelemek ve karara bağlamak durumundadır.

Danıştay'ın görevleri "idari" ve "yargılama" olmak üzere iki grupta toplanır. 

Danıştay'ın idari görevleri, danışma ve inceleme niteliğindedir. Kamu yönetiminin işleyişinde karşılaşılan idare hukuku ile ilgili sorunlar olduğunda Cumhurbaşkanlığı veya Başbakanlık aracılığı ile Danıştay'a başvurulabilir. Bazı durumlarda Danıştay'ın görüşünün alınması kanun gereği de olabilir. Ayrıca Danıştay, Başbakan ve Bakanlar Kurulu'nca gerekli görülmesi halinde gönderilen kanun tasarıları hakkında düşüncelerini bildirmekte yükümlüdür. Bir yerde belediye kurulması için Danıştay'ın görüşüne başvurulur. Danıştay ayrıca, tüzük tasarılarıyla imtiyaz şartlarını ve sözleşmelerini incelemekle yetkilidir.

Danıştay, temyiz makamı ve bazı durumlarda ilk derece mahkemesi olarak görev yapmaktadır. Danıştay, ilk derece mahkemesi olarak; 

  • Bakanlar Kurulu Kararlarına,

  • Başbakanlık, bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının müsteşarlarıyla ilgili müşterek kararnamelere,

  • Bakanlıkların düzenleyici işlemleri ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere,

  • Danıştay idari dairesince veya idari işler kurulunca verilen kararlar üzerine uygulanan eylem ve işlemlere,

  • Birden çok idare ve vergi mahkemesinin yetki alanına giren işlere,

  • Danıştay Yüksek Disiplin Kurulu Kararlan ile bu kurulun görev alanı ile ilgili Danıştay Başkanlığı işlemlerine,

karşı açılacak iptal ve tam yargı davaları ile tahkim yolu öngörülmeyen kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan idari davaları karara bağlar. 

Danıştay ayrıca belediyeler ile il özel idarelerinin seçimle gelen organlarının, organlık sıfatlarını kaybetmeleri hakkındaki istemleri inceler ve karara bağlar. 

Bunlara ilaveten Danıştay, idari yargı yerleri arasında çıkan görev ve yetki uyuşmazlıklarını giderir. Ayrıca idari yargı alanında içtihat bakımından uyum sağlamak amacı ile "içtihadı birleştirme kararlan" alır. Danıştay, idari ve yargı görevlerini "kurul" olarak yerine getirir. Danıştay'da, biri idari ve on ikisi de yargı ile ilgili olmak üzere toplam on üç daire bulunmaktadır. 

  1. Geri gönderme merkezlerinde kimler tutulur?

(2) Hakkında sınır dışı etme kararı alınanlardan; kaçma ve kaybolma riski bulunan,

Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal eden, sahte ya da asılsız belge kullanan, kabul

edilebilir bir mazereti olmaksızın Türkiye’den çıkmaları için tanınan sürede çıkmayan, kamu

düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar hakkında valilik

tarafından idari gözetim kararı alınır. Hakkında idari gözetim kararı alınan yabancılar, yakalamayı

yapan kolluk birimince geri gönderme merkezlerine kırk sekiz saat içinde götürülür.

  1. İdarenin özel hukuk sözleşmeleri nelerdir?




  • Devlet İhale Kanununda yer alan usuller




    • Kapalı Teklif Usulü: Kural öncelikle ihalelerde kapalı teklif usulünün uygulanmasıdır.

    • Açık artırma ve Eksiltme Usulü: daha az önemli işlerde kullanılan usuldür

    • Pazarlık Usulü: Kimi bazı önemsiz işler ile acil işlerin

    • Yarışma Usulü: Güzel sanatlar, projeler vs.




  •     Kamu İhale Kanunundaki İhale Usulleri




  • Açık İhale Usulü: Açık ihale usulü ve belli istekliler arasında ihale usulü temel usullerdir

  • -         

  • Belli İstekliler Arasında İhale Usulü: İşin özelliği gereği uzmanlık ve ileri teknoloji gerektiren işlemlerde kullanılır.

  • -         

  • Pazarlık Usulü: Aşağıda belirtilen hallerde pazarlık usulü ile ihale yapılabilir

  • -          

  • Doğrudan Temin Usulü: Bir “ihale usulü” değil alım yolu olarak kabul edilir.

  • Tasarım Yarışması: mimarlık, proje, güzel sanat, planlama işleri.




  1. Kimler sınır dışı edilemez?

a) Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza

veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunanlar

b) Ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeniyle seyahat etmesi riskli

görülenler

c) Hayati tehlike arz eden hastalıkları için tedavisi devam etmekte iken sınır dışı edileceği

ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar

ç) Mağdur destek sürecinden yararlanmakta olan insan ticareti mağdurları

d) Tedavileri tamamlanıncaya kadar, psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağdurları

  1. Anayasa’da yer alan temel hak ve özgürlükler nelerdir?

Temel Haklar
Bu haklar insanın doğuştan sahip olduğuhttp://www.bakimliyiz.com/images/smilies/smilev.gif insanın insanca yaşayabilmesi için gerekli olan haklardır. Bu hakların başlıcaları şunlardır:
Yaşama hakkı: (En temel haktır. Hiçbir şekilde ortadan kaldırılamaz sınırlandırılamaz.)
Kişi dokunulmazlığı hakkı: (Kişinin hem beden hem ruh bütünlüğünü korumaya yöneliktir.)
Sağlık hakkı: (Herkes sağlıklı bir çevrede yaşama ve sağlığını koruyacak tedbirler alma hakkına sahiptir.)
Eğitim hakkı: (Herkes eğitim - öğretim hakkına sahiptir.)
Dilekçe hakkı: (Herkes şikayetlerini ve isteklerini yetkili makamlara ve TBMM'ye iletme hakkına sahiptir.)
Özel yaşamın gizliliği: ( Herkes özel yaşamına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Kanunla belirlenen özel durumlar dışında hiç kimsenin üzeri ve özel eşyaları aranamazhttp://www.bakimliyiz.com/images/smilies/smilev.gif haberleşme araçları dinlenemez.)
Konut dokunulmazlığı: (Hiç kimsenin konutuna izinsiz girilemez.)
Seçme ve seçilme hakkı (Herkes ülke yönetimine katılmak için seçme ve seçilme hakkına sahiptir. Bu amaçla siyasi parti kurabilir ve siyasi partiler üye olabilir.) Ülkemizde yukarıda belirtilen temel haklar anayasa ve yasalarla koruma altına alınmıştır. Devlet bazı özel durumlarda bu haklardan bazılarında kısıtlamaya gidebilir.
b. Temel Özgürlükler


Düşüncehttp://www.bakimliyiz.com/images/smilies/smilev.gif kanaat ve ifade özgürlüğü

Basın özgürlüğü

Din ve vicdan özgürlüğü

Haberleşme özgürlüğü

Yerleşme ve seyahat özgürlüğü

Toplantı hak ve özgürlüğü

Bilim ve sanat özgürlüğü
http://www.bakimliyiz.com/images/smilies/smilev.gif

  1. Karşılıklılık nedir?

Karşılıklılık sözcüğü, kelime anlamı olarak Mütekabiliyet sözcüğünün karşılığı oluyor. Karşılıklılık, bir duruma karşı, söz konusu durumun aynısının uygulandığı anlamına geliyor.

Karşılıklılık ilkesi kapsamında, yabancı ülkelerde Türk vatandaşlarına olumlu veya olumsuz nasıl bir uygulama yapılıyor ise o ülkenin Türkiye'deki vatandaşlarına aynı uygulamanın yapılması esasına dayanılıyor.

Örneğin, bir yabancı uyruklunun Türkiye'deki bir tapu işlemi yaptırabilmesi için onun ülkesinde Türklerin de aynı tapu işlemini yaptırabiliyor olması gerekiyor.

  1. Türk paralarının arka yüzünde kimlerin portresi vardır?

Türk lirasının arkasında yer alan isimler şöyle sıralanmaktadır:
5 tl nin arkasındaki resim = Ord. Prof. Dr. Aydın Sayılı

10 tl nin arkasında = Prof. Dr. Cahir Arf

20 tl nin arkasında = Mimar Kemalettin

50 tl nin arkasında = Fatma Aliye Hanım

100 tl nin arkasında = Buhrizade mustafa efendi aynı zamanda Itri olarak da bilinir

200 tl nin arkasında = Yunus Emre

  1. Apartheid rejimi ne anlama gelir?

Apartheid (Afrika dilinde "ayrılık" anlamına gelmektedir), Güney Afrika Cumhuriyeti'nde 1948 - 1994 yılları arasında, Ulusal Parti hükümeti tarafından uygulanan ırkçı ayrımcılık sistemidir.

Uzun yıllar boyunca beyaz ırkın yönetiminde olan Güney Afrika'da siyahilere uygulanan ayrımcılık, 1948 yılı genel seçimlerinden sonra resmileşerek sürdü. 1958 yılından itibaren yasalarla da desteklenen Apartheid sistemi, insanların derilerinin renklerine göre sınıflandırılmaları sonucu, beyaz azınlık dışında kalanların vatandaşlık hizmetlerinden daha az yararlanmaları, devletin sağladığı sağlık hizmetleri, eğitim vb. lerinden daha az yararlanmaları gibi ırkçılıklara zemin olmuştur.

  1. İmparatorluk- Ulus devlet ayrımını yapınız.

?

  1. Kıbrıs sorununun ortaya çıkış nedenleri nelerdir?

Kıbrıs Sorunu, Akdeniz'in doğusunda bulunan Kıbrıs adasında Kıbrıs Cumhuriyeti-Türkiye arasında yaşanan siyasi tabanlı sorun.[1] Britanyalılar, Kıbrıs Sözleşmesi sonrasında[2] adayı kolonileştirmeleri ile halklar arası çatışmalar artış gösterdi.[3] Bu tarihlerde taksim isteğinde bulunan Türkler ile enosis isteyen Rumlar birbirleri ile çatışmaya başladı.[3] Kıbrıslılar tamamen öz belirtim hakkı istiyordu.[4] Britanyalılar, sorunu "Rum-Türk anlaşmazlığına" bağladı[5] ve sonunda 16 Ağustos 1960 tarihinde Kıbrıs; Yunanistan, Türkiye ve Birleşik Krallık'ın "Kuruluş, İttifak ve Garanti" adındaki 3 anlaşmayı imzalaması ile bağımsızlığını kazandı.[5]

Bağımsızlıktan sonra da ada üzerinde çatışmalar durmadı ve 1963'te Kıbrıs Türkleri ada yönetiminden çekildi.[6] 1974'te, Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar arasında siyasi gerilimler şiddetli olarak artmaktaydı[7] ve Yunanistan'daki askeri cunta desteği ile Kıbrıs'ta enosis'e yönelik aşırı milliyetçi Rumların darbe yapması[8][9] sonucunda Türkiye, Kıbrıs'a harekât düzenledi.[10] Bunlarla birlikte, adanın kuzeyinde Türklerin yönetiminde politik bir düzenin meydana gelmesine neden oldu.[11] Bu siyasi olaylarla günümüzdeki "Kıbrıs Sorunu" ortaya çıktı. 1983 yılında Türkiye, Kıbrıs Türk toplumunun ilan ettiği[11] de facto yönetim olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını tanımasından sonra[12] Kıbrıs Cumhuriyeti'ne Güney Kıbrıs Rum Yönetimi olarak hitap etmektedir.[13] 13 Mayıs 1984’te de Güvenlik Konseyi 550 sayılı kararı[14] ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanını ayrılıkçı bir hareket olarak tanımladı.[15] Birleşmiş Milletler[16] ve Avrupa Konseyi[17] Türkiye'nin "işgali" altında olduğunu nitelendirdi.[18] Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti günümüzde bağımsızlığı sadece Türkiye Cumhuriyeti dışında[19] hiçbir ülke tarafından tanımayan de facto bağımsız bir cumhuriyet konumundadır.[20] Adanın kuzeyi de jure olarak Kıbrıs Cumhuriyeti'ne ait kabul edilir.[14]

  1. Uluslararası göç örgütü ne zaman kurulmuştur?

Uluslararası Göç Örgütü (İngilizce: International Organization for Migration - IOM) acil durumlarda yardım, mültecilerin yeni bir ülkeye yerleştirilmesi, gönüllü geri dönüşlere yardım, göçmen sağlığı, para gönderme ve yasal göç seçeneklerinin desteklenmesi gibi alanlarda faaliyet gösteren uluslararası bir örgüttür. Merkezi İsviçre’nin Cenevre şehrinde bulunan, hükümetler arası bir kuruluş olan IOM, gelişmekte olan ve gelişmiş ülkelerden toplam 132 üye devletten oluşmaktadır. 1951 yılında Intergovernmental Committee for European Migration (ICEM) adıyla II. Dünya Savaşı'ndan etkilenerek göç eden insanlara yardım etmek amacıyla kurulan örgüt daha sonra isim değiştirerek bugünkü halini aldı. Örgütün resmi dilleri İngilizce, Fransızca ve İspanyolcadır. Genel sekreterliğini ABD'li William Lacy Swing (d. 1934) yapmaktadır.

  1. Demokratik barış teorisi nedir, kime aittir?

Demokratik Barış Teorisi’ne göre demokratik normların yerleşmesiyle kalıcı uluslararası barışın tesisi arasında doğru orantılı bir korelasyon vardır. Halkın karar merciine etkisi nispetinde devletin silahlı güce başvurma eğiliminin zayıflayacağı, uluslararası ihtilafların çözümünde diplomatik yollara öncelik verileceği farz edilmiştir. Demokratik yönetime sahip devletlerin birbiriyle savaşmayacağı, böylece sürdürülebilir dünya barışının sağlanabileceği ileri sürülür.Bu teori Kant’a aittir.

  1. İdari gözetim kararları hangi durumlarda alınır?

a) Kimlik veya vatandaşlık bilgilerinin doğruluğuyla ilgili ciddi şüphe varsa, bu

bilgilerinin tespiti amacıyla

b) Sınır kapılarında usulüne aykırı surette ülkeye girmekten alıkonulması amacıyla

c) İdari gözetim altına alınmaması durumunda başvurusuna temel oluşturan unsurların

belirlenemeyecek olması hâlinde

ç) Kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehlike oluşturması hâlinde

  1. En son yapılan uluslararası antlaşma?

Türkiye ile AB arasında “Vize Serbestisi Diyaloğu Mutabakat Metni” ve “Geri Kabul Anlaşması” eş zamanlı olarak 16 Aralık 2013 tarihinde Ankara’da taraflarca imzalandı.

  1. Çok kültürlülük nedir?

Çokkültürlülük, birçok farklı kültürün bir arada yaşadığı toplumu tanımlayan bir sözcüktür.

Çokkültürlü bir toplumda tüm kültürler birbirine saygılı olması gerekmektedir.

Genel olarak birçok değişik ülkeden kişiler bir yere göç ettiğinde çok kültürlülük oluşur. Ancak bu toplum yalnızca hoşgörü ile yabancı düşmanlığına karşı savaşım ile ayakta kalabilir.

  1. YUKK’da yer alan sürekli komisyonlar nelerdir?

a) Göç Danışma Kurulu

b) Uluslararası Koruma Değerlendirme Komisyonu

c) Düzensiz Göçle Mücadele Koordinasyon Kurulu

  1. Büyük Ortadoğu Projesi nedir?

Basına deklare edilen, dünya kamuoyuna açıklanan hali ile "Büyük Ortadoğu Projesi", Ortadoğu ve yakın çevresi coğrafyasında yer alan ülkelerde batılı anlamda demokrasinin sağlanması, terörizmin ortadan kaldırılması, ekonomik ilişkilerin arttırılması ve ekonomik işbirlikleri sağlanarak bölgenin istikrara kavuşturulmasıdır.

  1. Soft Power ne demektir?
  1   2

sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

İlk iltica ülkesinden gelen göçmene ne işlem uygulanır? iconEski Yunancada “halk” anlamına gelen “demos” ve “yönetmek” anlamına...

İlk iltica ülkesinden gelen göçmene ne işlem uygulanır? iconSsk işlem Yönetmeliğinin Getirdikleri

İlk iltica ülkesinden gelen göçmene ne işlem uygulanır? icon“ek-1 Bİyosidal üRÜn uygulama iŞlem formu

İlk iltica ülkesinden gelen göçmene ne işlem uygulanır? iconVadeli İşlem ve Opsiyon Sözleşmesi Ne İçin Kullanılır?

İlk iltica ülkesinden gelen göçmene ne işlem uygulanır? iconG Kullanıcı: tareks aracılığıyla firmalar adına işlem yapmak üzere yetkilendirilmiş kişileri

İlk iltica ülkesinden gelen göçmene ne işlem uygulanır? iconF Kullanıcı: tareks aracılığıyla firmalar adına işlem yapmak üzere yetkilendirilmiş kişileri

İlk iltica ülkesinden gelen göçmene ne işlem uygulanır? iconH- doğUŞtan ileri gelen (konjenital) hastalik ve sakatliklar

İlk iltica ülkesinden gelen göçmene ne işlem uygulanır? iconSitesine sonuçların açıklanmasından sonra gelen tüm yorumlar

İlk iltica ülkesinden gelen göçmene ne işlem uygulanır? iconİnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir

İlk iltica ülkesinden gelen göçmene ne işlem uygulanır? iconKasim 2009 Tarihi itibariyle Kütüphaneye Gelen Yeni Mimarlık Kitapları


öykü




© 2000-2018
kişileri
o.ogren-sen.com