The Investigation of relation between elementary school second grade students’ self-esteem, different skills and assertiveness levels


sayfa1/4
o.ogren-sen.com > Doğru > Evraklar
  1   2   3   4




Volume: 10 Issue: 1 Year: 2013

The Investigation of relation between elementary school second grade students’ self-esteem, different skills and assertiveness levels


Abstract

This study aims to examine the relation among the self esteem, different abilility levels and assertiveness levels of second grade primary education. An investigation has been done on over 180 students, chosen randomly, from the primary education schools of Erzurum MEB in accordance with the purpose of this study. Information Form, Rosenberg Self-Esteem Inventory, Basic Aptitude Test 6-8 and Rathus Assertiveness Inventory were used. SPSS 15.0/WINDOWS programme was used for data analysis. ‘t test’ was used for determine the difference among the groups and ‘Pearson Moment Correlation Analysis’ was used for determine correlation among variables. In this study different abilities were examined in the subhead of Language ability, The Ability of Reasoning, Numerical Ability, General Ability. It was found in this study that there is a meaningful relation between Sef-Esttem and Language ability, The Ability of Reasoning, Numerical Ability, General Ability, Assertiveness. In the view of the preceding findings, and in the scope of academic success this study is discussed and leads other investigations and applications.

Keywords: Self-esteem, ability, basic ability, assertiveness


İlköğretim II. kademe öğrencilerinde benlik saygısı, atılganlık ve farklı yetenek düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Hakan Sarıçam1 Elifcan Yılmaz2

Arzu Gülbahçe3 Öner Gülbahçe4 Mehmet Çardak5

Özet

Bu çalışmanın amacı ilköğretim II. kademe öğrencilerinde benlik saygısı, farklı yetenek düzeyleri ve atılganlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın amacına uygun olarak Erzurum ili MEB’e bağlı ilköğretim okullarından tesadüfi seçimle 180 öğrenci üzerinde araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmada Bilgi Toplama Formu, Rosenberg Benlik Saygısı Envanteri ve Temel Yetenek Testi 6-8 kullanılmıştır. Veri analizleri için SPSS 15.0/WINDOWS programı kullanılmıştır. Gruplar arası farklılığı belirlemek için t testi ve değişkenler arası ilişkileri belirlemek için "Pearson Momentler Korelasyon Analizi " kullanılmıştır. Araştırmada farklı yetenekler; dil yeteneği, akıl yürütme yeteneği, sayısal yetenek ve genel yetenek alt başlıklarında incelenmiştir. Araştırmada benlik saygısı, dil yeteneği, sayısal yetenek, akıl yürütme yeteneği, genel yetenek ve atılganlık düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Araştırma sonuçları önceki bulgular ışığında akademik başarı ve kişiler arası ilişkiler kapsamında başka araştırma ve uygulamalara da yol gösterecek bağlamda tartışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Benlik saygısı, yetenek, genel yetenek, atılganlık



GİRİŞ

Ergenlik dönemi çalışmaları, gelişim psikolojisi ve eğitim psikolojisi alanında en çok incelenen konular arasında gelmektedir. Ergenlik (puberte), insanlarda meydana gelen "yetişkinliğe ilk adım" evresidir. Ergenlik, çocukluk çağı ile yetişkinlik çağı arasındaki geçiş dönemidir. Ergenlik, bireyde çocuksu tutum ve davranışlarının yerini yetişkinlik tutum ve davranışlarının aldığı, cinsiyet yetilerinin kazanıldığı, bireyin erişkin rolüne psikolojik ve somatik olarak hazırlandığı dönemdir (Yazgan İnanç, Bilgin, & Kılıç Atıcı, 2007).

Ergenlik çağında bireyin birçok değişiklik yaşamasının yanında kişinin yetişkin olma yolunda kimlik kazanması da beklenir ki; bu ergeni zaman zaman bir kimlik karmaşasına sürükler. Ergenlik dönemi, kişilik gelişiminde sonraki yaşam tarzını şekillendirecek ve büyük ölçüde istikrar sağlayacak yeni oluşumlara önemli bir ortam sağlar. İşte kişiliğin kalıcı olarak temellerinin atıldığı bu dönemin sonunda bireyin kendisi ve çevresiyle ilgili seçimleri, niyetleri, amaç ve hedefleri büyük ölçüde belirginlik kazanır. Bu nedenle ergenin benlik saygısı ve yetenekleri geleceğe yönelik amaç ve hedeflerin kazanılmasında önemli bir yere sahip olduğu düşünülmektedir.

Yaşamın önemli bir parçasını oluşturan ergenlik çağı, sağlıklı bir şekilde atlatılabilmesi, bireyi geleceğe ve hayata hazırlamada önemli rol oynamaktadır. Bu süreçte kişinin sağlıklı ruh halinde olabilmesi için kendisine değer, önem vermesi, kendi potansiyel ve yeteneklerinin farkında olması bununla birlikte bulunduğu durumda problemleri çözebilecek başarıyı kendisinde görebilmesi gerekmektedir. Çağdaş ve modern eğitimin amacı; öğrencileri, kendine güvenli, bilgili, başarılı, kendini yönetebilme yeteneğini geliştirmiş kısacası; beden ve ruh sağlığı yerinde, yaratıcı, üretken ve topluma yararlı bireyler haline getirmektir. Eğitimin bu amaca ulaşabilmesi için; öğrencilerin kendilerini ifade etmelerine izin vermek, yeteneklerini keşfetmek ve kendilerini ifade etmelerini engelleyen faktörlerin farkına varmalarında ve bu etkenleri kontrol etmelerinde onlara yardımcı olarak atılgan olmalarını sağlamak gerekmektedir.

Doğusal (1987) ve Yavuzer (1993) tarafından yapılan çalışmalarda benlik saygısı ve okul başarısı birbiri ile ilişkili olup; benlik saygısı yüksek olan öğrencilerin, okul başarıları da yüksektir. Özkan (1987), Erdinç, (1995) ve Güngör (1989) tarafından yapılan çalışmalarda ise benlik saygısının okul başarısını etkilediği, benlik saygısı düşük olan öğrencilerin okul başarıları da düşüktür. Otacıoğlu (2008) ise öğrencilerin akademik ve çalgı başarı düzeyleri yüksek ise benlik saygılarının da yüksek olduğu görüşünü savunmaktadır. Bununla birlikte benlik saygısı ve atılganlık düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki vardır; benlik saygısı yüksek olan kişilerin atılganlık düzeylerinin de yüksek olduğu benlik saygısı düşük olanların atılganlık düzeylerinin de düşük olduğu bulunmuştur (Dinçyürek, Kıralp, & Şahin; 2007, Yılmaz & Ekinci, 2001; Bal, 2006).

Eldeki araştırma bulguları yukarıdaki bilgileri doğrular niteliktedir. Fakat literatür incelendiğinde çalışmaların çoğu akademik başarıyı genel olarak ele almış; yetenek düzeyleri, benlik saygısı ve atılganlık arasında ilişkiyi birlikte inceleyen çok az araştırmaya rastlanmıştır. Ergenlik döneminin genel olarak 12-20 yaş arası olduğu düşünüldüğünde ön ergenliğin ilköğretim II. kademeye denk geldiği ve bu dönemin ne kadar önemli olduğu biz eğitimciler ve gelişimciler açısından bilinen bir gerçektir. Bu çalışmanın amacı, ilköğretim II. kademe öğrencilerinde benlik saygısı dil yeteneği, akıl yürütme yeteneği, sayısal yetenek, genel yetenek ve atılganlık arasındaki ilişkiyi incelemektir.

Benlik Saygısı

Ergenlik döneminin en önemli özelliği kimlik arayışıdır. Genç çocukluğunda dışa dönük olan dikkatini içine çevirmeye başlar. Duygularını inceler, bedenini inceler, nasıl bir kişi olduğu, ne olmak istediği konusunda kafa yormaya başlar. Bunlar benlik arayışının belirtileridir. Kendini aşağı görmekle yüceltmek arasında gelip gider. Genç kendine yakışan bir kimlik aramaktadır. Kendisini sürekli tartmakta, değerlendirmekte, eleştirmektedir. Kendisini ana-babasından ve başkalarından ayıran özelliklerini öne çıkarmakta, benliğini yeni baştan düzenlemeye uğraşmaktadır (Yavuzer, 1991).

Ben, benlik ve kişilik çoğunlukla eş anlamlı olarak kullanılan kavramlardır. Yani, kişiyi o kişi yapan, başkalarından ayıran tüm özellikleridir. Bireyin kendisini fark ettiği ve kendisini ayrı biri olarak gördüğü zaman benlik kavramı gelişmeye başlamış demektir. “Benlik kavramı, insanın kendi benliğini anlayış ve kavrayış biçimi olarak tanımlanmakta, kişinin kendini nasıl görüp, nasıl değer biçtiğini de anlatmaktadır” (Yörükoğlu, 1985). Rogers’ın benlik kavramı, kişinin kendini algılamasından oluşan gerçek benliği (real-self) ve kişinin olmak istediği ve olması gerektiğine inandığı nitelikleri temsil eden ideal benliği (ideal-self) içermektedir. Gerçek benlik ile ideal benlik ne kadar uyuşuyorsa kişinin benlik saygısı ve öz güveni o kadar yüksektir.

Benlik kavramının, beğenilip benimsenmesi benlik saygısını (self esteem) oluşturur. Benlik saygısı, “kişinin kendisini değerlendirmesi sonucu ulaştığı, benlik kavramını onaylamasından doğan beğeni durumudur”. Kişinin kendini beğenmesi ve kendi benliğine saygı duyması için üstün niteliklere sahip olması gerekmez. Çünkü benlik saygısı, kendini olduğundan aşağı ya da üstün görmeden kendinden memnun olma durumudur. Kendini değerli, olumlu, beğenilmeye ve sevilmeye değer bulmaktır. Benlik saygısı, kendini olduğu gibi kabullenmeyi, özüne güvenmeyi sağlayan olumlu bir ruh halidir (Yörükoğlu, 2000).

Bireyin kendini değerli hissetmesi, yeteneklerini, bilgi ve becerilerini ortaya koyabilmesi ve başarılı olması, toplum içinde kabul görmesi ve bedensel özelliklerini benimsemesi gibi etmenler benlik saygısının oluşmasında ve gelişmesinde önemli bir yere sahiptir (Karaaslan, 1993). Rosenberg (1965) benlik saygısını bireyin kendisi ile uyum içinde olma, kendi yaptıklarından hoşnut olma duygusuyla eşdeğer tutmaktadır. Rosenberg’e göre yüksek benlik saygısına sahip kimseler kendilerini diğerlerinden üstün görmemekte, kusursuz olduklarını düşünmemekte, çok yetenekli ve başarılı oldukları konusundaki duygularını yansıtmamaktadırlar.

Harter’a (1983) göre benlik saygısı “bir birey olarak kişi kendisini ne ölçüde sevmekte, kabul etmekte ve kendisine ne ölçüde saygı duymakta” sorusu ile açıklamaya çalışmıştır. Benlik saygısının gelişmesi için sosyal karşılaştırmalar ve yansıtılmış değerlendirmelerin kaynak olduğu belirtilmektedir. Coopersmith’ e (2002) göre benlik saygısı, bir kişinin kendisiyle ilgili olarak yaptığı değerlendirme ve bu değerlendirmeyi koruması, onay görme ve görmeme durumunun bir ifadesi, kişinin kendisini ne kadar değerli ve önemli bulduğuna ilişkin inancıdır. Bireyin üst düzeyde koşulsuz olarak kendine saygı göstermesi veya kendini kabul etmesi, bunu ifade şekillerinden biridir.

Farklı Yetenek Türleri

Yetenek, bir şeyi öğrenebilme belli bir becerinin veya bilginin öğretiminden yararlanabilme gücü olarak tanımlanabilir. Yetenek bireyin belli bir yaşa kadar geliştirdiği kısmına bakarak onun daha sonra gireceği eğitim sürecinden ne ölçüde yaralanabileceği hakkında bir tahminde bulunmamıza olanak veren davranışlar bütünü olarak ta tanımlanmaktadır (Kuzgun, 1997). Her bireyin kendine özgü yetenekleri vardır. Kalıtım yoluyla bireye geçen yetenek zaman geçtikçe gelişir, üst düzeye ulaşmaya başlar. Bireyin öğrenebilme gücü olarak da tanımlanabilen yetenek özel yetenek ve genel yetenek gibi iki farklı kategoride ele alınabilir. Özel yetenek, özelleştirilmiş etkinlik alanlarında kullanılır. Genel yetenek ise dil yeteneği, sayısal yetenek ve akıl yürütme yeteneği gibi alt başlıklara ayrılabilir.

Dil Yeteneği

Kelimelerle İfade edilen fikirleri anlama yeteneğidir. Bilginin okuma yada dinleme yoluyla edinildiği etkinliklerde kullanılır. Bu yetenek okul yaşamının son yıllarına doğru öğrencinin akademik görevleri yerine getirme potansiyelinin en önemli göstergesidir. Dil yeteneği alt sınıflarda ki öğrencilerde resim testleriyle, üst sınıflardaki öğrencilerde ise sözel testlerle ölçülmektedir (Şeyhun, Gökçe, & Şen, 2003).

Sayısal Yetenek

Sayılarla çalışma, basit niceliksel problemleri hızlı ve doğru biçimde ele alma ve niceliksel farklılıkları anlama yeteneği olarak tanımlanmaktadır. Alt sınıflarda sayısal puanlar resimlere dayanan testlerle belirlenmektedir. Alt sınıflarda ek problemler kullanılırken üst sınıflarda ise aritmetik, akıl yürütme problemleri eklenmektedir (Şeyhun, & diğer., 2003).

Akıl Yürütme Yeteneği

Mantık problemlerini çözme önceden görme ve planlama yeteneğidir. Önemli zihinsel yeteneklerden biridir. İyi bir akıl yürütme yeteneğine sahip olan birey, problemleri çözebilir, sonuçları öngörebilir, geçmiş deneyimlere dayanarak belirli bir durumu analiz edebilir ve gerçeklere göre planlamalar yapıp bunları yürütebilir.

Bireylerin potansiyel anlamda sahip oldukları yetenek düzeyi kadar bu yetenekleri performansa yansıtabilme becerileri de önemli bulunmaktadır. Bireyin yeteneği kullanabilmesi, o alana ilgi duyması ile ilişkili olabilmektedir. İlgi bir işi yapma isteğidir, bu istek sonucunda birey o işi başarabilmek için yeteneğini kullanır. Bireyin içinde bulunduğu aile çevresi, onun ilgilerinin ve yetenek alanlarının şekillenmesinde önemli rol oynamaktadır.

Yetenek günümüzde zekâ ve bilişsel gelişim kavramları ile birlikte anılmaktadır. Bilişsel gelişime ilişkin en önemli gelişimi ileri süren İsviçreli Psikolog Jean Piaget’e göre, çocuk kendi dünyasına bir anlam kazandırabilmek için çevresindeki insan ve objelerle ilgili bir faaliyet içine girer (Yavuzer, 1993). Piaget’e göre zekâ, çevreyle uyum sağlayabilme yeteneğidir, tüm zihinsel yapıların yöneldiği bir çeşit denge durumudur canlı ve etkin bir zihinsel işlemler sistemidir. Zekâ, zihin, öğrenme, öğrenilenlerden yararlanabilme, yeni durumlara uyabilme ve yeni çözüm yolları bulabilme yeteneğidir (Yörükoğlu, 1992).

Atılganlık

Türk Dil Kurumunun sözlüğünde atılgan: Çekinip korkmadan kendini tehlike veya güçlüklere atan, acar, girişken diye tarif edilmektedir. Yapılan eyleme de atılganlık denmektedir. Atılgan dediğimiz davranış biçimini açıklayan İngilizce ‘assertiveness’ kelimesinin iddialı, atılgan, girişken, celbezeli, kendini ortaya koyan gibi bir dizi Türkçe karşılığı bulun maktadır. Bunlardan en uygun kullanım atılgan olarak bulunmuştur. Atılganlık kişiler arası iletişime geçme yollarından birini ifade eder. Kişilerin başkalarının hakkına ve benliklerine saygı göstererek ve onları küçük görmeden ve onların haklarını da aynı kendi hakları kadar koruyarak davranmasına verilen addır (Voltan, 1980).

Atılganlık kavramı, ilk kez Wolpe ve Lazarus (1966) tarafından tanımlanmıştır. Wolpe ve Lazarus, duyguların ve hakların sosyal olarak kabul edilebilir tüm ifadelerinin atılgan davranışlar olarak değerlendirilebileceğini belirtmişlerdir. Buna ek olarak atılgan davranış, öfkenin, şiddetin, anlaşmazlığın, sıkıntı ve üzüntünün, sevincin, övgünün ve sevginin olumlu ifadesini içermektedir. Atılganlık kavaramı, hoş olmayan ya da zorlu durumları diğer insanları ezmeden ve onlara kendimizi ezdirmeden aşabilmek olarak tanımlanmıştır (Phelps & Austin, 1997, s.82). Atılganlık kavramının bugün kullanılan tanımı Alberti ve Emmons (1970) tarafından yapılmıştır. Atılgan kişi kendi haklarını iyi bilen ve savunabilen kişi olarak betimlemişlerdir (Alberti & Emmons, 2002).

Atılgan bireyler, benlik saygılarından bir şey kaybetmeden, hata ve olumsuz özelliklerini kabul edip, doğruluğuna inandığı konularda ısrar edebilirler. Grupla olan ilişkilerinde kendilerini içten ve yapmacıksız olarak anlatabilirler. Zorbalık ve fiziksel güce dayanan davranışları kullanmazlar. Fiziksel olmayan düşmanca ve saldırganca duygularını açıkça ifade edebilirler. Diğer insanları hiçbir neden yokken küçük düşürmek ve cezalandırmak için fırsat kollamazlar. Diğer kişilerin kendisi için uygun olmayan isteklerine rahatlıkla hayır diyebilirler (Bozkurt, 1998).

Atılganlık tepki vermenin bir diğer yoludur. Bu tip davranış ne saldırganlık ne de çekingenlik gibidir. Bu tamamen kendine has bir davranma stilidir. Bu tipte bireyler kendilerini tamamen ifade ederler ve bunu yaparken de saldırgan bireyler gibi kırıcı değillerdir. Bu gibi kimseler tepkilerini anında verirler. Diğerleri ve kendileri hakkında olumlu görüş ve yargıya sahiptirler ve başkalarının haklarına saygı gösterirler (Şahin, 2001).

Alberti ve Emmons (2002), kişilerarası ilişkilerde atılganlığın batı toplumlarının özelliği olduğunu belirtmişlerdir. Asya toplumlarında grup üyeliği (aile, klan, çalışma grubu) çok değerli olduğundan birey için kendini nasıl gördüğü değil, başkalarının onu nasıl gördüğü önemlidir. Kibarlık, temel meziyetlerden biridir ve iletişim sanki yüz yüze gelmekten kaçınırcasına dolaylıdır. Atılganlık ya da kendini dolaysız olarak ifade etme, geleneklere değer veren türlerce hoş karşılanan bir özellik değildir.
  1   2   3   4

sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

The Investigation of relation between elementary school second grade students’ self-esteem, different skills and assertiveness levels iconInvestigation of Pedagogical Formation Certification Program Students’...

The Investigation of relation between elementary school second grade students’ self-esteem, different skills and assertiveness levels iconAn investigation of newspaper articles regarding the national examinations...

The Investigation of relation between elementary school second grade students’ self-esteem, different skills and assertiveness levels iconA different perspective to e-government in turkey: the relation between e-government and savings

The Investigation of relation between elementary school second grade students’ self-esteem, different skills and assertiveness levels iconThe Examination Of The Language Learning Strategies Of University...

The Investigation of relation between elementary school second grade students’ self-esteem, different skills and assertiveness levels icon6. Yönetilen Yüksek Lisans ve Doktora Tezleri
Effect of book reading method upon attitudes of students towards learning and reading habit”, Educational Research and Reviews. Vol....


öykü




© 2000-2018
kişileri
o.ogren-sen.com